Tüzel kişiliğin tasfiye edilmiş olmasının kanuni temsilcinin tasfiye tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluğunu kaldırmayacağı hk.
Danıştay 3. Daire E. 1998/556 K. 1999/4213 T. 2.12.1999 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU TÜZEL KİŞİLİĞİN TASFİYE EDİLMİŞ OLMASININ KANUNİ TEMSİLCİNİN TASFİYE TARİHİNDEN ÖNCEKİ ZAMANLARA AİT SORUMLULUĞUNU KALDIRMAYACAĞI HK. 6183/md. 58 213/md. 10 Kararın Düzeltilmesini İsteyen: ... İnşaat ve Tic.Ltd.Şti. Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : ... İnşaat ve Tic. Ltd.Şti.'nin 1992 takvim yılına ait olup kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davayı; olayın 6183 sayılı Kanun'un 58. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 34. maddesi hükümleri uyarınca incelenmesinden, davacı şirket ortağına 2.3.1995 tarihinde tebliğ edilen ve itirazsız kesinleşen kamu alacağının davacıdan ödeme emri ile istenilmiş olmasında yasal isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacı, şirketlerinin 1983 yılında kurulduğunu, kuruluş tarihinden itibaren 5 yıl süre ile şirket müdürlüğü yaptığını, buna göre 1988 yılında şirketteki temsilciliğinin sona erdiğini, bunun için şirketin 1988 yılından sonraki faaliyetinden sorumlu olmadığını ileri sürmekte ise de, 1988 yılından sonra kimin veya kimlerin şirketi temsile yetkili olduğunu belirtmediği, Türk Ticaret Kanunu'nun 540.maddesine göre kendisinin de bir ortak olarak sorumluluğu bulunduğunun bir gerçek olduğu, bu bakımdan ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte ortada bir şirketin olmadığı bilgisine sahip olan idarenin ihbarnameleri tebliğ ettiği şirket ortağına ödeme emrini de tebliğ etmiş bulunmasında yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesi'nin 19.12.1997 gün ve E:1997/825, K:1997/1125 sayılı kararının; ödeme emrinin Vergi Usul Kanunu'nun 10.maddesi uyarınca düzenlenip tebliğ edilmediği, şirket adına ödeme emri düzenlenmeden kendisinin sorumlu tutulamayacağı, davanın şirket tüzel kişiliği adına mı, kendi adına mı açıldığı hususlarının mahkeme kararında açıklığa kavuşturulmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin içeriği kamu alacağından davacının Vergi Usul Kanunu'nun 10.maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağının kalmadığının kesin olarak saptanmadığı anlaşıldığından, ödeme emrinin onanması yolunda verilen kararda isabet bulunmadığı görüşüyle temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Savcı : ... Düşüncesi : Davacının ortağı ve müdürü bulunduğu dönemlere ilişkin olarak Ltd.Şirket adına düzenlenen ancak kendi adresine tebliğ edilen ödeme emrine karşı şahsı adına açtığı davayı; esastan inceleyerek reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden ödeme emrinin VUK.nun 10.madde uyarınca davacı adına değil şirket adına tanzim edilmesine ve şirketin 1995 yılında tasfiyenin sonuçlan...