Ödeme emri tebliğ alındısındaki adresin bilinen adres olması nedeniyle tarhiyata ait ihbarnamelerin de bu adreste tebligata çıkarılması gerektiği; ilanen tebliğ koşullarının oluştuğu sonucuna varılması halinde de ilanen tebliğ hükümlerine riayet edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği hk.
3. Daire 1997/1359 E. , 1998/1723 K. "İçtihat Metni" Daire : ÜÇÜNCÜ DAİRE Karar Yılı : 1998 Karar No : 1723 Esas Yılı : 1997 Esas No : 1359 Karar Tarihi : 20/05/998 ÖDEME EMRİ TEBLİĞ ALINDISINDAKİ ADRESİN BİLİNEN ADRES OLMASI NEDENİYLE TARHİYATA AİT İHBARNAMELERİNDE BU ADRESTE TEBLİGATA ÇIKARILMASI GEREKTİĞİ; İLANEN TEBLİĞ KOŞULLARININ OLUŞTUĞU SONUCUNA VARILMASI HALİNDE DE İLANEN TEBLİĞ HÜKÜMLERİNE RİAYET EDİLİP EDİLMEDİĞİNİN ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ HK. 1989 takvim yılına ait kurumlar, geçici kurumlar vergisi, fon payı, kaçakçılık cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı şirket adına tanzim ve tebliğ edilen ... gün ve ... takip numaralı ödeme emrine karşı açılan davayı; davalı idarenin süre aşımı iddiasının yerinde olmadığı, öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58.maddesinde; ödeme emrine itiraz konusunun düzenlendiği, davacı şirket tarafından ödeme emrine konu amme alacağına ait ihbarnamelerin kendilerine tebliğ edilmediği, ödeme emri tebliğ edildiğine göre ilanen yapılan tebligatın geçersiz sayılacağı, dolayısıyla kesinleşmiş böyle bir borçlarının bulunmadığı iddia edilmekte isede, getirtilen işlem dosyasının incelenmesinden, ihtilaflı dönem beyannamesinin verilmemesi nedeniyle bilinen adreslerine beyana çağrı mektubu gönderildiği, tebliğ edilememesi üzerine takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen tarhiyat yapıldığı, ihbarnamelerin PTT ve memur eliyle tebliğ edilmesine çalışıldığı, ancak ortakların bilinen adreslerinden ayrılmaları nedeniyle ilanen tebligat yapıldığının anlaşıldığı, ödeme emri ile istenen amme alacağına ait ihbarnamelerin şirketin bilinen adresinden ve şirket ortaklarının ikamet adreslerinden ayrılmaları nedeniyle tebliğ imkanı kalmadığından tebliğin ilanen yapılmasında kanuna aykırılık görülmediği, davacı şirket ortakları vergi dairesince tanındıklarını iddia etmiş iseler de, bu durumun vergi dairesinin resmi işlemlerine engel olmadığı, ortakların yeminli mali müşavir olmaları nedeniyle ilgili odaya kayıtlı olduklarını, adreslerinin odadan öğrenilebileceğini iddia ettikleri, ancak işi bıraktıklarını veya adres değişikliklerini 213 sayılı Vergi Usul kanununun 160.maddesi gereğince bir ay içinde bildirmek zorunda oldukları, bu durumda gayrifaal de olsa beyanname verilmemesi nedeniyle olayın takdire sevkinde ve takdir edilen matrah üzerinden yasaya uygun şekilde tarh ve tebliğ olunarak itirazsız kesinleşen amme alacağının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödeme emri ile istenmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle reddeden … Vergi Mahkemesinin … gün ve … sayılı kararının; ödeme emri ile istenen amme alacağına ait ihbarnamelerin kendilerine tebliğ edilmediği, ödeme emri safhasında taraflarına ulaşılabildiğine göre ihbarname safhasında da ulaşılabileceği, ilgili dönemde kazanç elde edildiği yolunda idarece yapılmış herhangi bir tesbit bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93.maddesinde; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili...