DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan ve Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/02/2017 KARAR TARİHİ: 08/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan kıymetli evraktan ve sözleşmeden kaynaklanan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 27/047/2016 tarihli verdiği dilekçesi özetle; Bahse konu senet karşılığında kendisinin bir borcunun bulunmadığını, öyle ki alacaklı tarafın Beylikdüzü'nde ... Gayrimenkul ünvanı ile emlak danışmanlığı yaptığını, ikamet adreslerinde kiracı sıfatı ile bulunması sebebiyle taşınmaz bir daire almaya karar verdiklerini, böylece alacaklı olarak belirtilmiş kişinin gayrimenkul dayanışmaları ile görüştüğünü ve taşınmaz daire almak istediklerini beyan ettiklerini, öte yandan yoğun bir psikolojik baskı ile birlikte taşınmaz daireyi görmeden boş bir kağıda imza atmasının emlak danışmanı olarak görev yapan...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/159 Esas KARAR NO : 2019/712 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan ve Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/02/2017 KARAR TARİHİ: 08/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan kıymetli evraktan ve sözleşmeden kaynaklanan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 27/047/2016 tarihli verdiği dilekçesi özetle; Bahse konu senet karşılığında kendisinin bir borcunun bulunmadığını, öyle ki alacaklı tarafın Beylikdüzü'nde ... Gayrimenkul ünvanı ile emlak danışmanlığı yaptığını, ikamet adreslerinde kiracı sıfatı ile bulunması sebebiyle taşınmaz bir daire almaya karar verdiklerini, böylece alacaklı olarak belirtilmiş kişinin gayrimenkul dayanışmaları ile görüştüğünü ve taşınmaz daire almak istediklerini beyan ettiklerini, öte yandan yoğun bir psikolojik baskı ile birlikte taşınmaz daireyi görmeden boş bir kağıda imza atmasının emlak danışmanı olarak görev yapan kişilerden kendisinden istendiğini ve bu baskı neticesinde imzaları attığını, kaldı ki davalı tarafından bahsi geçen taşınmaz adına kredinin kendisinden çıkacağını beyan ettiğini, fakat alınacak olunan taşınmazın kredisinin onaylanmaması ile birlikte davalı taraftan hiçbir hizmet alınmamış olacağını, davalı taraf ile yapılan telefon görüşmesinde imzalanan evrakların kendisine geri verilmesini istediğini ve davalı tarafın kendisine gelmesinin gerekli olmadığını ve evrakların imha edileceğini beyan edildiğini, daha sonra kuzeninin vefat etmesi üzerine cenazeyi nakil ve defnetme suretiyle Trabzona gittiğini, ardından davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve Trabzon'da bulunduğu gerekçesiyle yasal süre içerisinde itiraz edemediğini, davalının aynı zamanda kendisine maaş haczi yaptığını ve çok zor duruma düşürüp sıkıntıya soktuğunu, yukarıdaki gerekçelerle davalı tarafa bahsi geçen senet karşılığında bir borcunun bulunmadığının tespiti ile maaş haczinin kaldırılması ve yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili 28/07/2016 tarihli verdiği dilekçesi özetle; 31/10/2015 tarihinde davacının müvekkili firmaya ait şubeden birine ev satın almak suretiyle geldiğini, öyle ki müvekkili firmanın firma politikası gereği davacının ekonomik duruma uygun evlerin belirlediğini ve kendisine göstererek sözleşme imzaladığını, işbu sözleşmece davacının herhangi bir itiraza gerek kalmadan kendi rızası ile okuduğunu ve hizmet garanti sertifikasında yer alan hizmet bedelini nakden olmaksızın ödemek durumunda olduğunu imzalayarak kabul ettiğini, oysa davacının dava dilekçesinde daire almak için müvekkil firmaya başvurduğunu, müvekkil firmada emlak danışmanlarının yoğun psikolojik baskısı ile karşılaştığını ve bu kağıta imza attığını, taşınmaz için kredinin onaylanmaması nedeni le alacaklı taralından hiç bir hizmet almadığının kabul edilmesi gerektiğini, daha sonra evraklarını geri istediğini ama imha edileceğinin belirtildi...