Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A. Tarafların Talepleri Davacı dava dilekçesinde, telekom bayi olarak çalıştığını, davalı şirketten aldığı telefonu sattığını, telefonda ortaya çıkan sorun nedeni satın alanın hakem heyetine başvurduğunu, hakem heyeti kararının ortaya çıktığını, karar neticesinde telefonu satmış olduğu kişiye ödeme yaptığını, telefonu üreten ve ithal eden firmanın kendisi olmadığını, zarara uğradığını belirterek hakem heyeti kararı nedeni ile ödenen ödemenin davalıdan rücuen tazminat olarak fiili ödeme gününden itibaren hesaplanacak faizi ve mahkeme masrafları ile beraber ödenmesini talep ve dava etmiştir. B. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere...
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/440 Esas KARAR NO : 2021/534 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/08/2021 KARAR TARİHİ : 06/08/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A. Tarafların Talepleri Davacı dava dilekçesinde, telekom bayi olarak çalıştığını, davalı şirketten aldığı telefonu sattığını, telefonda ortaya çıkan sorun nedeni satın alanın hakem heyetine başvurduğunu, hakem heyeti kararının ortaya çıktığını, karar neticesinde telefonu satmış olduğu kişiye ödeme yaptığını, telefonu üreten ve ithal eden firmanın kendisi olmadığını, zarara uğradığını belirterek hakem heyeti kararı nedeni ile ödenen ödemenin davalıdan rücuen tazminat olarak fiili ödeme gününden itibaren hesaplanacak faizi ve mahkeme masrafları ile beraber ödenmesini talep ve dava etmiştir. B. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile "Dava şartı olarak arabuluculuk" MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda izah edilen nedenler doğrultusunda; davanın 7155 sayılı Kanunun 26. Maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı, zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu, davacının arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin tutanak aslını da verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunmadığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince, HMK 138. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı hakkında karar verilmesi için tarafların dinlenilmesine gerek görülmeksizin davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile ...