TEMYİZ İSTEMİ
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2016/9416 E. , 2016/6509 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/9416 Karar No : 2016/6509 Temyiz Edenler (Davacılar) : Vekilleri : Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : İstemin Özeti : ... 1. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Düşüncesi :Temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; 27.08.2006 tarihinde yaşanılan trafik kazası nedeniyle oluştuğu ileri sürülen davacı için 10.000,00 TL manevi, 91.500,00 TL maddi ve davacı için 10.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesi istemiyle açılmıştır. ...1. İdare Mahkemesi'nce; bakılan uyuşmazlıkta; adli yargı yerinde açılmış bir davanın görev noktasından reddi söz konusu olmadığı gibi, adli yargıda görülen davada hasım mevkiinde de yer almadığından olayda 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin uygulanmasına imkan bulunmadığı ve kazanın 27.08.2006 tarihinde gerçekleştiği; 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde ifadesini bulan bir ve beş yıllık dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken her iki sürenin de geçirilmesi suretiyle 25.04.2016 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan işin esasının incelenmesine olanak görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır. Bu ek fıkranın gerekçesinde, değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir. Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden, Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işl...