Bilgi edinme hakkının kullanılması kapsamında talep edilen başta hasta dosyası olmak üzere, epikriz ve ölüm raporlarının davacı tarafa süresinde verilmemesinin çocukları ölü doğan anne ve baba nezdinde, sağlık uygulamalarının kusurlu işletildiği hususunda yaratılan şüpheye ruhsal çöküntü manevi tazmin talebinin karşılanması gereğini ortaya koyduğu hakkında.
Danıştay 15. Daire E. 2014/5076 K.2015/2184 T. 15/04/2015 SAĞLIK HİZMETLERİ TAM YARGI DAVALARI BİLGİ EDİNME HAKKININ KULLANILMASI KAPSAMINDA TALEP EDİLEN BAŞTA HASTA DOSYASI OLMAK ÜZERE, EPİKRİZ VE ÖLÜM RAPORLARININ DAVACI TARAFA SÜRESİNDE VERİLMEMESİNİN ÇOCUKLARI ÖLÜ DOĞAN ANNE VE BABA NEZDİNDE, SAĞLIK UYGULAMALARININ KUSURLU İŞLETİLDİĞİ HUSUSUNDA YARATILAN ŞÜPHEYE RUHSAL ÇÖKÜNTÜ MANEVİ TAZMİN TALEBİNİN KARŞILANMASI GEREĞİNİ ORTAYA KOYDUĞU HAKKINDA. KHK-663/md. 8 , 40 4982/md. 10 İstemin Özeti :Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 19.12.2013 tarih ve E:2013/4262 , K:2013/11471 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu?nun 54.maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi :Hüseyin Çelikkol Düşüncesi :Bilgi edinme hakkı, temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bağlamında vazgeçilmez haklardan biridir. Bu hakkın kullanımı bireylerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından sunulan hizmetlerle ilgili olarak bilgi edinebilmesi, kamu yönetiminde ve sunulan hizmetlerde şeffaflığın sağlanması bakımından önem arz etmektedir. Dava konusu olayda; Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 16. Maddesinde yerini bulan " Kayıtların İncelenmesi " başlıklı düzenlemenin ve Bilgi Edinme Kanunu'nun Bilgi ve Belgeye Erişim Başlıklı 10. Maddesinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, bilgi edinme hakkının kullanılması kapsamında talep edilen başta hasta dosyası olmak üzere, epikriz ve ölüm raporlarının davacı tarafa süresinde verilmemesinin çocukları ölü olarak doğan anne ve baba nezdinde, sağlık uygulamalarının kusurlu işletildiği hususunda yaratılan şüphe ve ruhsal çöküntü manevi tazmin talebinin karşılanması gereğini ortaya koymaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizce verilen onama kararının kaldırılması suretiyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelendikten sonra karar düzeltme talebi kabul edilerek Dairemizin 19.12.2013 tarih ve E:2013/4262, K:2013/11471 sayılı kararının kaldırılıp gereği görüşüldü: Dava, davacının gebelik takibi süresince yanlış teşhis ve tedavi yapıldığı, yeterince bilgilendirilmediği ve bu suretle bebeklerini kaybetmelerine neden olunduğu, ayrıca hasta dosyasının kendilerine verilmediğinden bahisle idarenin ağır hizmet kusurundan dolayı uğranıldığı ileri sürülen 10.000 TL manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce; Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle olayda hizmet kusuru bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın, dairemizce 19.12.2013 tarih ve E:2013/4262, K:2013/11471 sayılı kararla onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça usul ve hu...