Yıkım işlemi tesis edilmeden önce, hukuka aykırı bir şekilde plan yapan ve bu plana göre ruhsat veren idare tarafından, kusurlu davranışı nedeniyle, iyi niyetli kişilere bina bedelinin ödenmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 14. Daire E. 2011/9441 K. 2012/7203 T. 16.10.2012 RUHSATA AYKIRI BİNALAR YIKIM İŞLEMİ TESİS EDİLMEDEN ÖNCE, HUKUKA AYKIRI BİR ŞEKİLDE PLAN YAPAN VE BU PLANA GÖRE RUHSAT VEREN İDARE TARAFINDAN, KUSURLU DAVRANIŞI NEDENİYLE, İYİ NİYETLİ KİŞİLERE BİNA BEDELİNİN ÖDENMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 3194/md. 32 İstemin Özeti : İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/02/2010 günlü; E:2007/2177, K:2010/194 sayılı kararın, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle bozulması istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Davalı idare tarafından savunma verilmemiş, müdahiller vekili tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi : Düşüncesi :Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, işin gereği görüşüldü: Dava, İstanbul İli, Kartal İlçesi, 119 pafta, 5964 ada, 11 sayılı parselde bulunan yapının 11.7.2000 tarihli, 1-84 sayılı yapı ruhsatının yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle ruhsatsız hale geldiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin 6.9.2007 tarihli, 1181 sayılı Kartal Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu yapıya verilen 11.7.2000 tarihli, 1-84 sayılı yapı ruhsatı ve dayanağı plan tadilatına ilişkin 5.7.1999 tarihli, 1999/72 sayılı meclis kararı ile imar durumunu düzenleyen encümen kararının İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 31.12.2003 günlü, E:2002/1287, K:2003/1818 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, iptal kararının onanarak kesinleştiği, anılan yargı kararının gerekçesi de dikkate alındığında, ruhsata bağlanamayacağı anlaşılan yapıların kazanılmış hak kapsamında da korunmasının mümkün olmadığı bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Anayasanın "Mülkiyet Hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.", "Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma" başlıklı 90. maddesinin 5. fıkrasında ise; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. 19.03.1954 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 6366 sayılı Kanun ile Türkiye tarafından da kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek Protokol'ün "Mülkiyetin Korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesin...