Çözümü teknik bilgiyi gerektiren kıyı kenar çizgisinin bilimsel verilere ve mevzuata uygun olarak belirlenip belirlenmediği hususunu, davacının lüzum görmesi halinde tespit yapılması talebi üzerine mahkeme tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına re'sen karar verilmiş olması karşısında, ücreti davanın sonucunda haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere devlet hazinesinden istenilerek, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle açıklığa kavuşturulmasından sonra uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği hakkında.
14. Daire 2011/15433 E. , 2013/6044 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONDÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2011/15433 Karar No : 2013/6044 Temyiz İsteminde Bulunan(Davacı): … Karşı Taraf (Davalılar : 1- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı/ANKARA 2- …Valiliği İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararının; usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Savunmasının Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. …Valiliği Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince 644 ve 648 sayılı Kanun Hükmünde Karanameler uyarınca husumet Antalya Valiliğinin yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yöneltilerek, işin gereği görüşüldü: : Dava; … ili, … ilçesi, … Köyü, … Mevkii, … ada, … sayılı parseli kapsayan 1/1000 ölçekli … nolu pafta üzerinden geçen 05/11/2007 onay tarihli kıyı kenar çizgisinin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce; mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği ancak davacının keşif-bilirkişi ücretini yatırmaması ve dava konusu işlemin kamu yararını ilgilendiren bir yönünün bulunmaması nedeniyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu kıyı kenar çizgisinde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 günlü, 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, anılan Yasa'nın 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 günlü, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31.maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde; "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." hükmü, 325. maddesinde ise; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan bi...