DAVALI İDARE TARAFINDAN İSTENİLEN BİLGİ VE GÖRÜŞLERİN SÜRESİNDE GÖNDERİLMEDİĞİNDEN BAHİSLE ŞİRKETİN UYARILMASINA İLİŞKİN BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURULU KARARININ İPTALİ HAKKINDA.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2014/5223 E. , 2020/670 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2014/5223 Karar No:2020/670
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, davalı idare tarafından istenilen bilgi ve görüşlerin süresinde gönderilmediğinden bahisle uyarılmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) tarih ve sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; evrensel bir ilke olan ve Anayasamızda da yer verilen "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesinin yaptırım tesis eden tüm işlemlerde uygulanması gerektiği, aksi halde yaptırımla karşı karşıya kalanlar için Kanunda yer almayan ve idarenin düzenleyici işlemleriyle bir takım suç ve cezalar ihdas edilebileceği, Kanunda ilgili idarece verilebilecek yaptırımların sayılmasının yeterli olduğu, bu sayılan yaptırımlara neden olacak fiillerin ise idarenin düzenleyici işlemleriyle düzenlenmesinin mümkün olduğu, dava konusu işlemin, işletmecilerin faaliyetlerinin mevzuat ve yetki belgesi şartlarına aykırı durumlarının tespit edildiği diğer hallerde Kurul Kararına göre işlem yapılacağının yönetmelik hükmünde belirtilmesine istinaden tesis edildiği, davacının Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik hükümlerinin atfı nedeniyle Kurul kararıyla uyarıldığı, ancak Kanunda verilebilecek cezalar belirlenmeden ve yönetmelik hükmünün yetkilendirdiği Kurul tarafından alınan kararla uyarılması işleminde suç ve cezaların kanuniliği ilkesine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5809 sayılı Kanun'un 60. maddesi uyarınca, Kanunlarla getirilen kuralların uygulanması amacıyla gerekli tedbirleri almaya ve ihlâlin önlenmesi için işletmeciye somut tedbirler uygulama zorunluluğu getirmeye yetkili kılındıkları, Kanun'un idari para cezası dışında diğer tedbirlerin uygulanması konusunda yetki verdiği, elektronik haberleşme mevzuatında düzenlenen uyarı usûlünün başlı başına bir idari yaptırım olmadığı, işletmecinin ihlâlin varlığından haberdar edilmesini sağlayan bir düzenleme olduğu, uyarı cezasının idari para cezası verilebilmesinden önce tüketilmesi gereken bir bildirim niteliğinde olduğu, davacının hiçbir maddi külfet altına girmediği, uyarı işlemi bir ceza olmayıp usûlü bir işlem olduğundan "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesinin uygulama alanı bulamayacağı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 5809 sayılı Kanun...