Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulu Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile; Davalı şirketin borsada işlem gören hisselerinden 908.502 adedine sahip bir hissedar olduğunu, kendisi gibi küçklü büyüklü binlerce hissedar olduğunu, davalı şirketin gerçekte sermaye arttırımını gerektirecek bir sebep ve ihtiyaç olmamasına rağmen, dürüstlük kuralına aykırı olarak sermaye arttırımına ilişkin aldığı karar neticesinde, kendisini ve diğer azınlık pay sahiplerini zarara uğrattığını, şirketin buradaki tek amacının, bu tarz bir kararla hisseyi baskılayarak, zaten b edelliye katılacak gücü kalmamış küçük yatırımcının elindeki hisselerini kat be kat zararına elinden çıkarmasını sağlamak ve böylece şirketteki hissesini, diğer paydaşların zararına olacak şekilde arttırmak olduğunu, şirketin kasasında daha 2020 yılı sonunda yaptığı...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/151 KARAR NO :2022/251
DAVA:Yönetim Kurulu Kararının İptali DAVA TARİHİ:13/01/2022 KARAR TARİHİ:15/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulu Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile; Davalı şirketin borsada işlem gören hisselerinden 908.502 adedine sahip bir hissedar olduğunu, kendisi gibi küçklü büyüklü binlerce hissedar olduğunu, davalı şirketin gerçekte sermaye arttırımını gerektirecek bir sebep ve ihtiyaç olmamasına rağmen, dürüstlük kuralına aykırı olarak sermaye arttırımına ilişkin aldığı karar neticesinde, kendisini ve diğer azınlık pay sahiplerini zarara uğrattığını, şirketin buradaki tek amacının, bu tarz bir kararla hisseyi baskılayarak, zaten b edelliye katılacak gücü kalmamış küçük yatırımcının elindeki hisselerini kat be kat zararına elinden çıkarmasını sağlamak ve böylece şirketteki hissesini, diğer paydaşların zararına olacak şekilde arttırmak olduğunu, şirketin kasasında daha 2020 yılı sonunda yaptığı %400 bedelli sermaye arttırımından 400.000.000,00-TL olduğunu, 2021'in 3. çeyreğinde kârını 18.000.000,00-TL'den 256.000.000,00-TL'ye çıkardığını, İstanbul'da devam eden ve bitmiş projelerinden beklenen 700.000.000,00-TL'nin kasasına girmeye çok yakın olduğunu, dolayısıyla yeni yatırımlar için büyüme ve kaynak yaratma iradesinin olmadığını, 2020 yılında sermaye artışı sürecinde, şirket hissesinin değerinin 17,40-TL'ye çıktığını, oralardan 9,75-TL'ye düştüğünü ve bölünmenin gerçekleştiği 10/11/2020'de şirket hisse değerinin 2,75-TL olarak belirlendiğini, o günden beri şirket hisse değerinin 2,75-TL'yi bile görmediğini, sermaye arttırımına dair 13/12/2021 tarihli yönetim kurulu kararının KAP'a bildirilmesi ile şirket hisse değerinin 1,66-TL'lere düştüğünü ve halen o seviyede olduğunu, sermaye arttırımı nedeniyle geçen sene 2,48-TL ortalama ile aldığı 250.000 hisseye bir yıl önce ödediği bedelin 620.000,00-TL olduğunu, geçen bir yıllık sürede dövüzün 7,00-TL'lerden 18,00-TL'lere çıktığını ve enflasyonun da aynı düzeyde artığını, normalde 1.500.000,00-TL olması gereken yatırımının şu andaki değerinin 400.000,00-TL olduğunu, bunun sebebinin sermaye arttırımı kararı ile şirketin hisseye yaptığı bilinçli baskı olduğunu, sermaye arttırımı onaylanmadığı veya iptal edildiğinden bu baskınnı yapılamayacağı ve şirket yatırımcılarının da mağdur edilemeyeceğini, davalı şirketin 13/12/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında, şirket esas sözleşmesinin 8. Maddesinin vermiş olduğu yetkiye dayanarak, 1.400.000.000,00-TL kayıtlı sermaye tavanı içerisinde, 620.000.000,00-TL olan çıkarılmış sermayenin tamamının nakden karşılanmak suretiyle 775.000.000,00-TL nakit olarak %125 oranında arttırılarak 1.395.000.000,00-TL'ye çıkarılmasına dair karar alındığını, sermaye arttırımlarının, şirketin amaç ve gereksinimlerine uygun olmadığını, çoğunluk pay sahiplerine yarar sağlarken, münferit ve azınlık pay sahiplerinin azarara uğrama...