406 sayılı kanun'un 18. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak herhangi bir şekilde cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ve soruşturmanın savcılıkça yürütülmesi, telekomünikasyon sektörünün denetlenmesi ve gerekli hallerde kanunlarda öngörülen tedbirlerin alınması hususlarında telekomünikasyon kurumu'na verilen görev ve yetkilerin uygulanması olanağı kalmadığı anlamına gelmediği hakkında.
Danıştay 13. Daire E. 2005/9085 K. 2005/6139 T. 23.12.2005 TELEKOMÜNİKASYON SEKTÖRÜNÜN DENETLENMESİ TELEKOMÜNİKASYON KURUMU'NUN GÖREVLERİ 406 SAYILI KANUN'UN 18. MADDESİNİN UYGULANMASI İLE İLGİLİ OLARAK HERHANGİ BİR ŞEKİLDE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASI VE SORUŞTURMANIN SAVCILIKÇA YÜRÜTÜLMESİ, TELEKOMÜNİKASYON SEKTÖRÜNÜN DENETLENMESİ VE GEREKLİ HALLERDE KANUNLARDA ÖNGÖRÜLEN TEDBİRLERİN ALINMASI HUSUSLARINDA TELEKOMÜNİKASYON KURUMU'NA VERİLEN GÖREV VE YETKİLERİN UYGULANMASI OLANAĞI KALMADIĞI ANLAMINA GELMEDİĞİ HAKKINDA. 406/md. 18 2813/md. 7 İstemin Özeti : ?. . İdare Mahkemesi'nin 15.03.2005 tarih ve E:2004/1605, K:2005/409 sayılı kararının; 2813 sayılı Telsiz Kanunu ile 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu hükümleriyle Telekomünikasyon Kurumu'na telekomünikasyon sektörünün denetlenmesi ve düzenlenmesi hususlarında geniş yetkiler tanınmış olmasına karşın Kurum'un bu yetkisini kullanmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi ?. Düşüncesi: 406 sayılı Kanun'un 18. maddesi uygulanması ile ilgili olarak herhangi bir şekilde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ve soruşturmanın savcılıkça yürütülmesi, telekomünikasyon sektörünün denetlenmesi ve gerekli hallerde kanunlarda öngörülen tedbirlerin alınması hususlarında Telekomünikasyon Kurumu'na verilen görev ve yetkilerin uygulanması olanağı kalmadığı anlamına gelmediğinden, şikâyete konu olay hakkında davacı şirket tarafından sunulan bilgi ve belgelerin yeterli görülmemesi üzerine davalı idare tarafından re'sen bir inceleme yapılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu durumda, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, davacı ?. Telekomünikasyon A.Ş.'nin şikâyet konusu yaptığı bazı şirketler hakkında bilgi ve belgelerin yeterli görülmemesi nedeniyle 406 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasına yer olmadığı yolundaki Telekomünikasyon Kurulu'nun 15.01.2004 tarih ve 2004/19 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce; davacı şirketle ses görüşmesi yaptırdığı öne sürülen şirketler arasında adli yargı yerlerinde ihtilafların devam ettiği, davalı Kurum'un 406 sayılı Kanu...