Davacının askere sevkinin sağlanması amacından bahisle kanunlarda açıkça öngörülmemiş nedenlere dayalı olarak salt ilgilinin bağlı olduğu askerlik şubesinin yazısı üzerine ilgilinin ilişiğinin kesilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
12. Daire 2006/5345 E. , 2008/2776 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2006/5345 Karar No: 2008/2776 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili: … Karşı Taraf: … İsteğin Özeti: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden; doktor olan davacının bağlı bulunduğu askerlik şubesince kurumuna gönderilen yazıda, adı geçenin askere sevkinin yapılabilmesi için ilişiğinin kesilmesinin bildirilmesi üzerine, İl Sağlık Müdürlüğünce davacının ilişiğinin kesildiği görülmektedir. Olayda, davacının askerlik işlemleri için askerlik şubesine herhangi bir müracaatının olmadığı ve Yedek Subay Adaylarının Celp Usulleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca askerlik yönünden bir sonraki celbe tabi olduğu zira usul ve fenne uygun 5 günlük istirahat raporunun bulunduğu anlaşılmaktadır. 1076 sayılı Yasanın 3/e maddesinde düzenlenmiş bulunan yedek subay aday adayı yükümlülerinin askerlik hizmetinin askerlik şubelerinden sevkleri ile başlayacağı hükmü ile birlikte davacının celbe katılmasına mani rahatsızlığı ve buna ilişkin belgenin varlığı dikkate alındığında bir sonraki celp döneminde sevke tabi olduğu açık olup, davacının salt askerlik şubesinin yazısına dayalı olarak ilişiğinin kesilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Kaldı ki, bakaya kalmak suçu müeyyideye bağlanmış bir fiil olduğundan bu durumun tespitinde yetkinin Ceza Mahkemesine ait olduğu açık olup davacının bakaya kaldığı veya asker kaçağı olduğuna ilişkin ceza mahkemesince yapılmış bir tespit ve mahkeme kararı bulunmadığı halde davacının "bakaya suçlusu" veya "asker kaçağı" olarak nitelenmesi de açıkça hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi:İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, … Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacının askere sevkini sağlamak amacından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla, davacının asker kaçağı olduğu, sağlık raporu olmasına rağmen ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmekte, İdare Mahkemesi kar...