Deprem kuşağında yer alan bölgede, deprem gerçeğinin bir veri alınması suretiyle yerleşmelerle ilgili alanların belirlenmesi, bu alanlardaki yapılaşmaya ilişkin kararların alınması, uygulanması ve denetlenmesiyle ilgili idari faaliyetlerin bütünündeki olumsuzluklardan oluşan idarenin olumsuz eyleminin bulunması durumunda, depremin mücbir sebep olarak değerlendirilerek zararla illiyet bağını kestiğini kabule olanak bulunmadığından, uğranıldığı ileri sürülen zararın oluşumunda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmesi gerekirken, depremin mücbir sebep kabul edilerek zararla idari faaliyet arasındaki nedensellik bağının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki kararda hukuka uyarlık görülmediği hakkında.
11. Daire 2005/1353 E. , 2007/6248 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No: 2005/1353 Karar No: 2007/6248 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : ... Karşı Taraf(Davalılar): 1- Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 2- ...Belediye Başkanlığı Vekili : ... İsteğin Özeti: 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde iki dükkanı ve bir evi yıkılan ve içindeki eşyaları zarar gören davacının olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek ...-TL maddi tazminatın 17.8.1999 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının; davacı tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Davalı idarelerden Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, diğer davalı idare olan ...Belediye Başkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : ... Düşüncesi: Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Deprem nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan bu davada, yapının üzerinde bulunduğu zeminin özelliği, zemin durumuna göre depreme dayanıklılığının kontrolü, yapı kullanma izni bulunup bulunmadığı, imar planları ve inşaat ruhsatlarının hangi idarelerce yapıldığı ve verildiği, yapıların imar açısından denetlenmesi, afete uğramış ve uğrayabilecek bölgeler ile yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgelerinin tespit ve ilan edilip edilmediği, afet bölgelerinde yapılacak yapılarla ilgili kuralları, yapı tekniklerini, projelendirme esaslarını, ülkenin deprem haritalarını hazırlamak konusunda idarelerin üzerlerine düşen görev ve yetkileri yerine getirip getirmediği, denetim ve kontrol görevlerini yapıp yapmadığı hususları ayrı ayrı irdelenmeli ve idarece gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı belirlenmeli ve bunun sonucuna göre; idarenin belli bir hareket tarzı izleyip izlemediği veya hareketsiz kalıp kalmadığı ortaya konulmalıdır. Bu durumda, deprem nedeniyle yıkımla sonuçlanan olayda, davalı idarelerin hukuki sorumluluklarının ayrı ayrı belirlenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken zararın mücbir sebep olarak nitelendirilerek bu gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen kararda isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,temyiz isteminin kabulü ile temyize konu idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci ve Altıncı Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek 1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda işin gereği görüşüldü: Dava, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde davacının iki dükkan ve bir evinin yıkılması ...