Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yabancı ortaklı ... A.Ş'nin hissedarları olduğunu, davalılardan ...'in Genel Müdür, ...'nın denetçi, diğer davalıların 3 kişilik yönetim kurulu üyelerinden ikisi olduğunu, yönetimin üçüncü üyesi ...'ın müvekkillerinden ...'nın eşi, ...'in babası olduğunu ve diğer iki yönetici davalıların kasıtlı davranışları nedeniyle yönetime katılamadığını, şirketin anılan 2 yönetici ve bunlarca yetki verilen genel müdür davalı tarafından idare edildiğini, davalıların şirketi zarara uğratıp, tasfiyeye sürüklediklerini, defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, kasıtlı olarak vergilerin ödenmediğini, fazla vergi yükünün doğmasına neden olduklarını, alacakların takip ve tahsil edilmediğini, gereksiz ve fazla harcamalar...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1179 Esas KARAR NO : 2019/17 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ: 10/08/2001 KARAR TARİHİ: 24/01/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yabancı ortaklı ... A.Ş'nin hissedarları olduğunu, davalılardan ...'in Genel Müdür, ...'nın denetçi, diğer davalıların 3 kişilik yönetim kurulu üyelerinden ikisi olduğunu, yönetimin üçüncü üyesi ...'ın müvekkillerinden ...'nın eşi, ...'in babası olduğunu ve diğer iki yönetici davalıların kasıtlı davranışları nedeniyle yönetime katılamadığını, şirketin anılan 2 yönetici ve bunlarca yetki verilen genel müdür davalı tarafından idare edildiğini, davalıların şirketi zarara uğratıp, tasfiyeye sürüklediklerini, defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, kasıtlı olarak vergilerin ödenmediğini, fazla vergi yükünün doğmasına neden olduklarını, alacakların takip ve tahsil edilmediğini, gereksiz ve fazla harcamalar yapıldığını, yabancı ortağa fahiş miktarda ve nedeni belli olmayan ödemeler yapıldığını, sermaye tüketildiğini, zararın büyütüldüğünü, davalılardan denetçinin yasal denetim görevini yerine getirmediğini ileri sürerek, şimdilik 10 milyar liranın davalılardan müteselsilen tahsilini ve şirkete ödenmesini, kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; zarar bulunmadığını, iddiaların soyut olduğunu, davalıların ibra edildiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Kapatılan İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi 23/05/2013 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 26/11/2014 tarih, ...Esas, ...Karar sayılı kararıyla; "Temyize konu asıl dava, TTK'nın 309'uncu maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bozma ilamında da ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, davacılar vekilinin somut iddiaları üzerinde değerlendirme yapılmamış, kesinleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas 2010/203 Karar sayılı dosyasında şirket hesap ve kayıtları üzerinde ayrıntılı şekilde inceleme yapıldığı belirtilmiş, ayrıca bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda gerçek durumun ancak mali konularda uzman bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde açıklığa kavuşturulabileceği beyanen ortaya konulmuş olmasına rağmen, mahkemece ticari defterlerin kanunen saklanması için öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile defterler üzerinde inceleme yapılmamıştır. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, ticari defterlerin tasfiye halindeki şirket tasfiye memurları yed'inde bulunduğunu beyan etmiştir. Bu itibarla mahkemece, Dairemizin ... Esas ... Karar sayılı bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklanan hususlarda inceleme yapılarak, oluşacak sonuc...