DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2016 KARAR TARİHİ : 02/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı şirkete vermiş olduğu hizmetler karşılığında düzenlediği faturaların bir kısım karşılığının ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığı, ancak takibin borca itiraz edilmesi üzerine durdurulmasına karar verildiği, gerek faturalar ve gerekse ticari defterler incelendiğinde davalı şirketin itirazın haksız olduğunun görüleceği, yargılama sonucunda davacı talebinin kabulüne karar verilmesi halinde, davalı şirketten bu bedelin tahsil edilmesinde problem yaşanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, zira uygulamada, şirket borçlarını ödemek istemeyen kişilerin, borçlu şirketi...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1462 Esas KARAR NO : 2019/472 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2016 KARAR TARİHİ : 02/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı şirkete vermiş olduğu hizmetler karşılığında düzenlediği faturaların bir kısım karşılığının ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığı, ancak takibin borca itiraz edilmesi üzerine durdurulmasına karar verildiği, gerek faturalar ve gerekse ticari defterler incelendiğinde davalı şirketin itirazın haksız olduğunun görüleceği, yargılama sonucunda davacı talebinin kabulüne karar verilmesi halinde, davalı şirketten bu bedelin tahsil edilmesinde problem yaşanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, zira uygulamada, şirket borçlarını ödemek istemeyen kişilerin, borçlu şirketi atıl bıraktığı ve yeni bir şirket kurarak işlerine devam ettiğinin bilinen bir gerçek olduğu, bu durumda sermaye şirketleri sadece şirket malvarlıkları ile sorumlu olduğundan alacaklıların alacağı tahsil edebilecekleri bir yolun kalmadığı, bu nedenle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi, davalının işbu davada haksız çıkacağını öngörerek davacıdan mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ve böyle bir durumda davacının alacağını tahsil imkanı ortadan kalkacağından davalıya ait taşınır, taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının dava miktarı kadarki kısmının tercihen teminatsız olarak ihtiyati tedbir kapsamında ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiği, banka hesaplarına bloke konulması gerektiğini, bu nedenlerle davacı ....---------. tarafından icra takibine yapılan itirazın iptalini, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığı, faturanın mevcut olmasının faturaya dayalı alacağın var olacağını göstermediğini, fatura konusu işin yapılmasının ispatlanması gerektiğini, davacının %20 icra inkar tazminat talebinin yasal olmadığını, talep edilen alacağın likit olmadığı, faiz talebi de dahil olmak üzere likit bir alacak olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatını talep etmesinin mümkün olmadığını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, davacı taraf aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle İstanbul Anadolu---. İcra Müdürlüğünün 2016-24458 E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İstanbul Anadolu ----. İcra Müdürlüğünün 2016/24458 Esas sayılı dosyasın...