Sigortacının, ödediği bedel kadar sigortalıdan intikal eden dava hakkını, sadece zarar veren şahsa karşı kullanabilmesi mümkün olup; bu halefiyet biçiminin, aksi kanıtlanabilen bir kusur karinesine dayanması nedeniyle, ortaya çıkan zararın, yürütülen hizmet ile meydana gelen zarar arasında nedensellik bağını dahi aranmadan ?kamu külfetleri karşısında eşitlik? anlayışıyla topluma pay edilerek giderilmesini amaçlayan sosyal risk ilkesi uyarınca sigorta şirketince de talep edilmesine olanak tanınmadığı hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2007/3363 K. 2008/2704 T. 24.4.2008 TERÖR SALDIRISI SOSYAL RİSK İLKESİ HALEFİYETE DAYALI RÜCU DAVASI RÜCUAN TAZMİNAT DAVASI SİGORTACININ, ÖDEDİĞİ BEDEL KADAR SİGORTALIDAN İNTİKAL EDEN DAVA HAKKINI, SADECE ZARAR VEREN ŞAHSA KARŞI KULLANABİLMESİ MÜMKÜN OLUP; BU HALEFİYET BİÇİMİNİN, AKSİ KANITLANABİLEN BİR KUSUR KARİNESİNE DAYANMASI NEDENİYLE, ORTAYA ÇIKAN ZARARIN, YÜRÜTÜLEN HİZMET İLE MEYDANA GELEN ZARAR ARASINDA NEDENSELLİK BAĞINI DAHİ ARANMADAN ?KAMU KÜLFETLERİ KARŞISINDA EŞİTLİK? ANLAYIŞIYLA TOPLUMA PAY EDİLEREK GİDERİLMESİNİ AMAÇLAYAN SOSYAL RİSK İLKESİ UYARINCA SİGORTA ŞİRKETİNCE DE TALEP EDİLMESİNE OLANAK TANINMADIĞI HAKKINDA. 2709/md. 125 (6762/md.1301) İstemin Özeti: Davacı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı taşınmazın gerçekleşen terör saldırılarında zarar gördüğünden bahisle sigortalıya ödenen bedelin, yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada İdare Mahkemesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasına karar verilmesini istemektedir. Terör olayı nedeniyle, davacının uğradığı zararın, temyize konu kararda detaylı şekilde açıklanan ?Sosyal Risk? ilkesi gereği tazmin edilmesi gerekmektedir. Tam yargı davalarında amaçlanan gerçek zararın tazmini olduğundan, davacı sigorta şirketinin tahsil etmiş olduğu primlerin, uğranıldığı ileri sürülen zarardan düşülmesi gerektiği de tabiidir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabul edilerek, kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, davacı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış olan araçta, 20.11.2003 tarihinde İstanbul'da bulunan ?. Genel Müdürlük binasına yapılan terör saldırısı sonucu meydana gelen zararın sigortalısına ödendiğinden bahisle, bu zararın rücuen davalı idarelerden yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. ? İdare Mahkemesince; faaliyeti risklere karşı ilgililerin zararını gidermeyi taahhüt etmek olan, buna karşılık prim adı altında ücret alan ve bunu nemalandıran sigorta şirketlerinin sosyal risk esasına göre zararını Devletten talep etme imkanları bulunmadığı; kaldı ki, uyuşmazlığa konu zararın terör eyleminden kaynaklanmış olması nedeniyle 5233 sayılı yasa kapsamında olduğu; ancak, anılan Yasa'nın 9/5 maddesinde, terör olayları nedeniyle zarar gören kişilere gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılan ödemeler nedeniyle Devlete rücu edilemeyeceği kuralının yer alması nedeniyle sigorta şirketince sigortalıya yapılan ödemenin, rücu yoluyla davalı idarelerden tazmini yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra: son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağandışı zararların idarece tazmini; Anayasan...