Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın eski ünvanını "......" olup faaliyet gösterdiği sürede davalı şirket ve iştirakleri ile uzun yıllar ticaret içerisinde olduğunu aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirkete borcu bulunduğunu borcun dayanağı fatura bedellerine göre 111.281,24 Euro tutarında alacağı olduğunu iş bu alacak miktarının bir kısım faturalara evvelce itiraz edilmesinden dolayı belirsiz hale geldiğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10. 000 TL alacağı muaccer hale geldiği 04/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek Reeskont faiziyle birlikle davalıdan tahlisini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında hiç bir ticari ilişki olmadığını davacının dava dilekçesinde eski...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/347 KARAR NO : 2019/933
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2015 KARAR TARİHİ : 11/10/2019 KARAR YAZILMA TARİHİ : 11/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın eski ünvanını "......" olup faaliyet gösterdiği sürede davalı şirket ve iştirakleri ile uzun yıllar ticaret içerisinde olduğunu aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirkete borcu bulunduğunu borcun dayanağı fatura bedellerine göre 111.281,24 Euro tutarında alacağı olduğunu iş bu alacak miktarının bir kısım faturalara evvelce itiraz edilmesinden dolayı belirsiz hale geldiğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10. 000 TL alacağı muaccer hale geldiği 04/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek Reeskont faiziyle birlikle davalıdan tahlisini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında hiç bir ticari ilişki olmadığını davacının dava dilekçesinde eski ünvanının "....." olduğunu iddia ederek bu firma ile müvekkilinin ticari ilişkisinden bahsetmiş ise de; ispata yarar hiç bir delil sunmadığını davacı şirketin yabancı uyruklu bir şirket olduğunu Türkiye de bir merkezinin bulunmadığının bu nedenle dava hak ve fiilinin bulunup bulunmadığının ispat edilmesi gerektiğini, yabancı uyruklu olan davacı şirketin açmış olduğu bu dava ile birlikte müvekkilinin zarar ve ziyanlarının karşılığı olarak teminat gösterilmesi gerektiğini teminat şartını yerine getirmediğini, alacağın zaman aşımına uğradığını davacının iddia ettiği alacaklarının belirsiz alacak olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığını kısmı dava olarak ele alınması gerektiğini davacının tek taraflı olarak hazırlamış olduğu tablo ve hesaplamaya itiraz ettiklerini davacının ticari alacak olarak, alacak niteliğinde olan iddialarının yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin itirazlarını reddederek hak ve fiil ehliyetlerinin varlığını kabul edilmesi gerektiğini müvekkili şirketin İtalyan hukukuna göre kurulmuş olup bir tüzel kişilik olup 01 Mart 1954 tarihli Hukuk Usulüne dahil Lahey sözleşmesinin 17. maddesine göre akit devletlerin teminat muafiyetinde olduğunun kabul edildiğini, İtalya ve Türkiye' nin de iş bu sözleşmeye taraf olduklarından müvekkilinin teminattan muaf tutulmasını gerektiğini, davalı vekilinin zaman aşımı talebinin haksız olduğunu, belirsiz alacak iddialarının kabul edilmemesi halinde harcın tamamlanmasına karar verildiğinde taraflarınca gecikmeden harcın tamamlanacağını, dilekçelerinin ekinde sundukları faturaların tarihlerinin göründüğünü, faturaların hukuken geçerli olduğunu müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süren bir ticari ilişki olduğunu alacağın ihtarname ile muaccel hale geldiğini beyanla davalını...