DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2016 KARAR TARİHİ : 17/07/2019 YAZIM TARİHİ : 22/07/2019 Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ... ... Şubesi ile ...Ltd. Şti. arasında akdedilen GKS kapsamında, ödenmeyen nakdi ve gayri nakdi kredi borçlarından ötürü asıl borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil olan diğer davalılar ... ve ...'den alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini ve asgari %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili, çek ve senetler kanalı ile ödemelerin yapıldığını, borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen bakiye borcun tahsili için başlatılan takibe...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/948 Esas KARAR NO : 2019/786 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2016 KARAR TARİHİ : 17/07/2019 YAZIM TARİHİ : 22/07/2019
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ... ... Şubesi ile ...Ltd. Şti. arasında akdedilen GKS kapsamında, ödenmeyen nakdi ve gayri nakdi kredi borçlarından ötürü asıl borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil olan diğer davalılar ... ve ...'den alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini ve asgari %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili, çek ve senetler kanalı ile ödemelerin yapıldığını, borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen bakiye borcun tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka tarafından davalılar asıl borçlu ile kefillere çekilen hesap kat ihtarnamesinin kefillere ve asıl borçlulara tebliğ edilemediği anlaşıldığından takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işleterek hesaplama yapılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Zira, özellikle TTK'nın 7/1. son cümlesi uyarınca kefillere ödemenin yapılmadığı ihbar edilmeden kefiller yönünden temerrüt faizi işletilmesi mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişi raporunda kat tarihinden takip (temerrüt) tarihine kadar salt akdi faiz işletilmesinde herhangi bir usulsüzluk ya da yanlışlık söz konusu değildir. Diğer yandan asıl borçlu yönünden sözleşmedeki adrese tebligat gönderilmiş olup bila dönse dahi taraflar arasındaki yazışma adresinin bu adres olarak kararlaştırıldığı, adres değişikliği yapılmaması nedeniyle davacı tarafından buraya yapılan tebligatların geçerli olacağı ve dolayısıyla asıl borçlu yönünden temerrüdün esasen 19/07/2016 tarihinden itibaren başlayacağı aşikar ve belirgin ise de bu konuda davacı tarafından açık bir itiraz bulunmadığından ek rapor cihetine gidilmemiştir. Davalılar vekili çek ve senet kanalı ile ödeme yaptığını belirtmiş ise de buna ilişkin kısmi ödeme belgeleri sunulmadığı gibi, HMK'nın 198. maddesi uyarınca taraflar arasındaki münhasır delil sözleşmesi hükümleri uyarınca davacı defterleri incelendiğinde bakiye alacağın bilirkişi raporunda bankacılık hukuku ilkelerine uygun olarak tespit edildiği görülmüştür. Gayri Nakdi krediler yönünden de sözleşmenin 9.11 maddesi uyarınca kefillerin de sorumlu olacağı sonuç ve kanaatine varılarak aşığıdaki gibi hüküm verilmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/2550 Esas , 2018/3626 Karar sayılı, 27/06/2018 tarihli içtihadı) HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-İstanbul.... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazların İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca kısmen iptali ile; -Nakdi krediler yönünden; Ticar...