DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/07/2017 KARAR TARİHİ: 18/06/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine, davalı tarafından 10/11/2016 tarihli, 106.000 TL bedelli bonodan dolayı icra takibi başlatıldığını, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek senedin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti istemini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Ancak davalı taraf, ıslah dilekçesi ile davaya cevap vermek istemiştir. Öncelikle davalının ıslah işleminin usul kuralları gereği mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. "Islahın konusunu tarafların yaptıkları usul işlemleri...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/671 Esas KARAR NO : 2019/525
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/07/2017 KARAR TARİHİ: 18/06/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine, davalı tarafından 10/11/2016 tarihli, 106.000 TL bedelli bonodan dolayı icra takibi başlatıldığını, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek senedin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti istemini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Ancak davalı taraf, ıslah dilekçesi ile davaya cevap vermek istemiştir. Öncelikle davalının ıslah işleminin usul kuralları gereği mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. "Islahın konusunu tarafların yaptıkları usul işlemleri oluşturduğundan taraflardan birinin ıslah yoluna başvurabilmesi için daha önce yapmış olduğu bir usul işleminin bulunması gerekir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK'nın 83. maddesinde gerekse yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 176. maddesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle cevap dilekçesinin ıslahı için öncelikle yapılması gereken usul işlemi davaya cevap vermekten ibarettir. Cevap dilekçesinin hiç verilmemiş olması halinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemez. Aksi halde, suskun kalınarak hiç cevap verilmemiş olması halinin bir usul işlemi olarak kabulü gerekir. Bu çerçevede süresi geçtikten sonra yapılan ve karşı çıkılan savunmanın da hiç yapılmamış gibi olduğunu ve aynı hukuki sonucu doğuracağını belirtmek gerekir. Usul işleminin ıslahla düzeltilmesi öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiğinden, yapılmamış hükmünde sayılan bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesi de düşünülemez." (Yargıtay HGK'nun 7/6/2017 gün, 2017/17-1093 E, 2017/1090 K sayılı kararı.) Emsal nitelikte Yargıtay kararı da dikkate alındığında davalının ıslah işleminin geçerli olarak kabulü mümkün olmayıp, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunmuştur. GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılmış kambiyo senetlerinden kaynaklı senetteki imzanın davacı borçluya ait olmadığından bahisle takip konusu senetten kaynaklı takip alacaklısı olan davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Takip konusu senet altındaki imza davacı tarafından inkar edilmekle dava ve takip konusu senet aslı getirtilerek mahkeme kasasına alınmış; davacı asil 6100 sayılı HMK m.211 çerçevesinde isticvap olunmuştur. İsticvap olunan davacı ... 'e senet aslı gösterilmek suretiyle senetteki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmuş; davacı duruşmadaki beyanında, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını atılan her iki imzanında eşi ...'e ait olduğunu...