DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/02/2018 KARAR TARİHİ: 12/06/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; davalı ile müvekkili şirket arasındaki iş ilişkisinden doğan ve icra takibine konu 20.05.2016 tarihli fatura ile sabit olan alacağın tahsili için 25.01.2017 tarihinde Ankara... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ödeme emrine, asıl borca, faize ve ferilerine 06.02.2017 tarihinde itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazı haksız olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalının takibe konu borcu kabul ettiğini, ancak bu borcun ödendiğini savunmuş olmasına karşın, borcun ödendiğini gösterir hiçbir ödeme dekontu, havale makbuzu gibi...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/184 Esas KARAR NO : 2019/499
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/02/2018 KARAR TARİHİ: 12/06/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; davalı ile müvekkili şirket arasındaki iş ilişkisinden doğan ve icra takibine konu 20.05.2016 tarihli fatura ile sabit olan alacağın tahsili için 25.01.2017 tarihinde Ankara... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ödeme emrine, asıl borca, faize ve ferilerine 06.02.2017 tarihinde itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazı haksız olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalının takibe konu borcu kabul ettiğini, ancak bu borcun ödendiğini savunmuş olmasına karşın, borcun ödendiğini gösterir hiçbir ödeme dekontu, havale makbuzu gibi yazılı delil sunmadığını, dolayısıyla borçlunun bu beyanı ikrar mahiyetinde olduğunu, bu açıdan borçlunun bu beyanı karşısında borcu ödediğini yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüyle borçlunun ödeme emrine, asıl borca, faize ve ferilerine itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; davacıya hiçbir borcunun olmadığını, konşimentonun hamiline çek hükmünde olduğunu, olayda ticaret CİF teslim şeklinde ypaıldığını, CİF teslimide satıcının sorumluluğunun yükleme limanında sona erdiğini, sadece malın hasarına karşılık cüzi oranda taşıma sigortası yaptırmak zorunda olduğunu, bunun haricindeki sorumluluğun yükleme limanına teslim ile sona erdiğini, malı teslim eden kıymetli evrakın alıcıya teslimi karşısında faturanın hiçbir hükmü olmadığını, alacaklının alacağını ispat etmesi gerektiğini, davacı ile yapılan anlaşma ile taraflarına gönderilen malların çok kalitesiz çıktığını, davacı ile yapılan ticaretin kesildiğini, davacı ile Dubai fuarında yapılan görüşmede ticaretin devam edeceği düşüncesi ile kendi ülkesinde paketleme masrafı yapıtığını, bunun müvekkili tarafından ödenmesini istediğini, Trabzon limanında gümrük işlemleri yapılan bir konteynır çay bedeli 23500 USD bedelli maldan bir alacağının olmadığını davacının bildiğini, bu nedenle davacının davasının reddine, kötüniyetli davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, deniz yoluyla taşınan mal bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2007/10750 E, 2008/14314 K...