Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, davalı ...nın davalı şirkete karşı başlattığı takip nedeniyle müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinin müvekkiline usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle haciz ihbarnamelerine itiraz edilemediğini, borcun müvekkilinin zimmetinde sayıldığını, davalı şirket ile arasında alacak borç ilişkisi olmadığını, şirket kayıtlarında yapılacak inceleme ile borcunun olmadığının anlaşılacağını ileri sürerek müvekkilinin takip borçlusuna borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, İİK'nın 89/3. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkememizce, (Kapatılan ... ATM ... Esas, ... Karar) tüm dosya kapsamına göre,...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/185 Esas KARAR NO: 2019/597
DAVA : Menfi Tespit (İİK 89/3 maddesi uyarınca) DAVA TARİHİ: 08/09/2014 KARAR TARİHİ: 19/06/2019
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, davalı ...nın davalı şirkete karşı başlattığı takip nedeniyle müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinin müvekkiline usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle haciz ihbarnamelerine itiraz edilemediğini, borcun müvekkilinin zimmetinde sayıldığını, davalı şirket ile arasında alacak borç ilişkisi olmadığını, şirket kayıtlarında yapılacak inceleme ile borcunun olmadığının anlaşılacağını ileri sürerek müvekkilinin takip borçlusuna borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, İİK'nın 89/3. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkememizce, (Kapatılan ... ATM ... Esas, ... Karar) tüm dosya kapsamına göre, davacıya 1. haciz ihbarnamesinin 26.11.2013, 2. haciz ihbarnamesinin 27.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine itirazların bulunmadığı, 3. haciz ihbarnamesinin 08.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, İİK 89/3 maddesindeki 15 günlük sürenin 23.07.2014 tarihinde dolduğu, davanın 08.09.2014 tarihinde açıldığı, İİK 89/3 maddesindeki 15 günlük sürenin İİKda düzenlenen bir süre olup HMK 104. maddesindeki hükmün İcra İflas Kanunu ve dolayısıyla İİK 89/3'te düzenlenen 15 günlük süre içinde uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı, davanın en geç 23.07.2014 tarihinde açılmış olmasının gerektiği, 08.09.2014 tarihinde açılmış olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/5682 Esas, 2017/7470 Karar sayılı, 20/12/2017 günlü ilamı ile; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile bu Kanun uyarınca çıkartılan yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerinde tüzel kişilere ve ticari işletmelere çıkartılan tebligat hükümleri uyarınca 3. haciz ihbarnamesinin davacı şirkete usulüne uygun olarak yapılmadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış sayılacağından işin esasına girilmesi gerektiği işaret edilmek suretiyle dosyamız bozularak iade edilmiştir. Alacaklı ile borçlu arasındaki takipe nazaran 3. kişi konumunda olup III. haciz ihbarnamesini tebellüğ eden şahıs, İİK'nın 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davasını "takip alacaklısı" aleyhine açabilir. (Timuçin Muşul, İcra İflas Hukukunda; Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 2. Baskı, Ankara, 2016, s. 64) Bu davada takip borçlusunun yasal hasım olduğundan söz edilemez. Dolayısıyla, takip borçlusu ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekmiştir. TMK'nın 6. maddesi ve HMK'nın 190. maddeleri gereğince iddia sahibi iddiasını ispat etmekle, genel kural ve İİK'nun 89. maddesi hükmü böyle olm...