Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ------------------ adresinde--- tarihinde faaliyete başladığını, şirketin kuruluşunda bütün hissedarların müştereken imzaları ile ilzama yetkilendirildiklerini, kuruluşa göre şirketin ortaklarının --------- kaşesi altına atacakları müşterek imzaları ile şirketi temsil ettiklerini, bu nedenle şirket ortaklarının toplanamadığı ve şirketin temsilinde sıkıntılar yaşandığı için şirketin faaliyet gösteremediğini, alacaklı --- şirketinin davacı şirketi bağlamayan imzalı senetler ile davaya konu takibe başladığını, şirket ortakları toplanamadığından takibe itiraz edemediklerini, şirket ortaklarının 3.6.2009 ve 19.06.2009 tarihlerinde toplanarak yeniden şirket müdürlerini belirlediklerini, alınan karara göre şirket müdürlerinin -----...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/139 Esas KARAR NO : 2019/970
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 28/06/2010 KARAR TARİHİ : 17/07/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ------------------ adresinde--- tarihinde faaliyete başladığını, şirketin kuruluşunda bütün hissedarların müştereken imzaları ile ilzama yetkilendirildiklerini, kuruluşa göre şirketin ortaklarının --------- kaşesi altına atacakları müşterek imzaları ile şirketi temsil ettiklerini, bu nedenle şirket ortaklarının toplanamadığı ve şirketin temsilinde sıkıntılar yaşandığı için şirketin faaliyet gösteremediğini, alacaklı --- şirketinin davacı şirketi bağlamayan imzalı senetler ile davaya konu takibe başladığını, şirket ortakları toplanamadığından takibe itiraz edemediklerini, şirket ortaklarının 3.6.2009 ve 19.06.2009 tarihlerinde toplanarak yeniden şirket müdürlerini belirlediklerini, alınan karara göre şirket müdürlerinin ----- olduğunu, takibe konu senetler üzerinde şirketi ilzam eden imzalar bulunmadığını, alacaklı görünenin davacıya keşide ettiği herhangi bir fatura vs. evrak bulunmadığını, şirketin faaliyetine başlaması nedeniyle davacıdan alacaklı görünen davalının baskı yapması ve davalı ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması sebebiyle iş bu davanın açılmasının zorunluluk olduğunu belirterek İstanbul ---- İcra müdürlüğünün 2008/7308 esas sayılı icra dosyasındaki takibe konu borçtan dolayı davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketle arasındaki ticari ilişki neticesinde davalı şirkete bonolar verdiğini, bu bonoların ödenmemesi üzerine davacı aleyhine 8.2.2008 tarihinde İstanbul --- İcra müdürlüğünün 2008/7308 esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacıya ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, icra takibinin kesinleşmesinden neredeyse 3 yıl sonra davacının bu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğini, davalının bonoların ödenmemesi üzerine protestolar keşide ettiğini, icra takibinde de ödeme emri tebliğ edilerek takibin kesinleştiğini, davacı borçlunun hiçbir itirazda bulunmadığını, yıllar sonra kötüniyetli olarak bu davayı açmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davacının davalı şirketten iş makinesi satın alarak karşılığında ise takibe konu olan bonoları verdiğini, davacının yıllardır satın aldığı makinayı kullandığını, kar elde ettiğini ve gelir kazandığını belirterek davacının açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dava Mahkememizin------sayılı Esasında görülmekte iken yapılan ya...