DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/11/2015 KARAR TARİHİ: 08/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı banka vekili dava dilekçesinde: müvekkili banka ile dava dışı ----------- arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkilinin...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/105 Esas KARAR NO : 2019/573 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/11/2015 KARAR TARİHİ: 08/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı banka vekili dava dilekçesinde: müvekkili banka ile dava dışı ----------- arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkilinin borçlu------------ ortaklarından Tamer Yavuztürkün eşi olup ev hanımı olduğunu, sözleşmedeki imzanın kefil olmak amacıyla atılmadığını, ipotek verme amacıyla bankaya gidildiğinde müvekkilinin imzasının kefil olarak alındığını, müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle tüketici olup tacir gibi davranmak zorunda olmadığını, eşinin verdiği rıza tarihinin TBK'nun 584/f.1 hükmüne aykırı olduğunu, bu nedenle kefaletinin geçerli olmadığını, davacının borçlunun tüm borcunu ödemedikçe ipotekleri kaldırmaması gerekmesine rağmen ipoteklerin kaldırılması için tapuya yazı yazarak ipoteklerin kaldırıldığını, bu durumun bankanın tüm borcu tahsil ettiğini gösterdiğini, bu şekilde müvekkili nezdinde kefalet borcunun sona erdiği yönünde güven oluştuğunu, bankanın bundan sonra ihtar göndermesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, TBK'nun 492 maddesi uyarınca asıl borcun son bulması nedeniyle feri nitelikteki kefalet sözleşmesinin de son bulduğunu, TBK'nun 131(1) maddesi hükmününde bu nitelikte bir düzenleme içerdiğini, davacı bankanın müvekkiline takip yapabilmesinin ancak asıl borçlunun ifada gecikmesi ve kendisine sonuçsuz kalan bir ihtarın yapılması veya asıl borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması durumunda mümkün olduğunu, asıl borçluya ihtarnamede makul olmayan bir günlük ödeme süresi verildiğini bu nedenle ihtarın geçersiz olduğunu, buna göre asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğundan bahsedilemeyeceğini, zira bankanın alacağını teminat altına alan bir ipotek bulunduğunu, önce bu ipoteğin paraya çevirilerek kalan borcun belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi için başlattığı takibi geç başlatması nedeniyle talep ettiği faizin fahiş olup miktarın doğruluğu ve hukukiliği noktasında şüphe yarattığını, müvekkilinin davacı bankaya her hangi bir borcu bulunmadığını bildirmiş, davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davalının müşterek b...