Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün tekstil alanında faaliyet gösteren ... İth İhr Ltd Şti şirketinin sahibi olduğunu, aynı zamanda müvekkili olan firmanın, tekstil ürünlerinin ve mamullerin her türlü üretimi, dağıtımı ve bunların toptan ve perakende o pazarlanması konularında çalıştığını, davacının Türkiye piyasasında bir çok şirketle iş yaptığını, 2015 yılında daha önce de defalarca iş yaptığı ve aralarında güven ilişkisi oluşmuş olan davalı ile sözlü bir anlaşma yaptığını, bu anlaşma ile davalı firmanın yurt dışından iplik getirerek müvekkilinin de dokuyacak şekilde anlaştıklarını, bunun karşılığında davacının davalı firmaya birkaç senet ile 200.000 Dolar para verdiğini, söz konusu alışverişe davalının aynı dönem...
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/285 Esas KARAR NO : 2022/33 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2021 KARAR TARİHİ : 17/01/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün tekstil alanında faaliyet gösteren ... İth İhr Ltd Şti şirketinin sahibi olduğunu, aynı zamanda müvekkili olan firmanın, tekstil ürünlerinin ve mamullerin her türlü üretimi, dağıtımı ve bunların toptan ve perakende o pazarlanması konularında çalıştığını, davacının Türkiye piyasasında bir çok şirketle iş yaptığını, 2015 yılında daha önce de defalarca iş yaptığı ve aralarında güven ilişkisi oluşmuş olan davalı ile sözlü bir anlaşma yaptığını, bu anlaşma ile davalı firmanın yurt dışından iplik getirerek müvekkilinin de dokuyacak şekilde anlaştıklarını, bunun karşılığında davacının davalı firmaya birkaç senet ile 200.000 Dolar para verdiğini, söz konusu alışverişe davalının aynı dönem muhasebeciliğini yapan ... isimli şahıs ile müvekkili ile birlikte çalışan ... isimli şahsın şahit olduklarını, süreç bu şekikle devam ederken aynı yıl yaşanan Rus Ticaret Krizi ve Türkiye Rusya arasındaki iplerin iyice gerilmesi nedeniyle şüpheli şirket tarafından söz konusu ürünlerin Türkiye'ye getirilemediğini ve işin anlaşıldığı şekilde yapılamadığını, söz konusu durumu beklemeyen müvekkili ile davalı şirketin güven ilişkisine dayalı şekilde iş yapmaya devam etmesine rağmen, aradan yıllar geçtiği ve söz konusu iş anlaşıldığı şekilde yapılamadığından davacının davalı şirket sahibi ... isimli şahıstan senetlerini geri istediğini ancak senetlerin verilmediğini, davalı şirket sahibinin bununla da kalmadığını, davacı aleyhine icra takibi başlattığını, taraflarınca haksız başlatılan söz konusu takibe itiraz iptaline ilişkin hukuki yollara başvurmadığını, öncelikle davacının üzerinden yıllar geçmesine rağmen parasını alamadığı ve 200.000 Dolar zarara uğradığı, tanık anlatımları ile sabit olacak davacının uğradığı zarar nedeni ile şimdilik 1.000 USD olan bilirkişi raporu doğrultusunda kur hesaplaması üzerine sonradan artırılacak olan (200.000 Dolar) maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi gereği usule uygun bir dava dilekçesinden söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, esas alınması gerekenin dava dilekçesi olduğu açık olduğundan şahsın tek başına mı yoksa şirketle birlikte mi davacı olduğu hususunun açıklatılması gerektiğini, dava şartı arabuluculuk başvurususunun usule uygun yapılmadığını, davacının neye istinaden nasıl bir alacaktan bahsettiği anlaşılamamakla birlikte herhangi bir hak kaybına uğranılmaması adına yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin adresinin ... olduğunu, bu kapsamda yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri değil, Bakırkö...