Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; taraflar arasında elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme bulunduğunu, 2008 yılının birinci döneminden 2012 yılının 12. dönemine kadar elektriğin davalıdan satın alındığını elektrik faturalarında kayıp kaçak bedeli altında tahsilatlar yapıldığını, kayıp-kaçak bedeli tahsilinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ödenen kayıp kaçak bedellerinin tespiti ile şimdilik 5.000.-TL sinin haksız ödeme tarihlerinden başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederek belirsiz alacak davası açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davanın reddini savunmakta, dava hakkının zaman aşımına uğradığını, Yargıtay kararlarının ilk derece mahkemelerinin bağladığını ancak aksi yönde de verilmiş...
... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/227 Esas KARAR NO : 2020/548
HAKİM : ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... VEKİLİ :Av. . ... DAVALI : ... VEKİLİ :Av. ... ... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2015 KARAR TARİHİ : 05/10/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; taraflar arasında elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme bulunduğunu, 2008 yılının birinci döneminden 2012 yılının 12. dönemine kadar elektriğin davalıdan satın alındığını elektrik faturalarında kayıp kaçak bedeli altında tahsilatlar yapıldığını, kayıp-kaçak bedeli tahsilinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ödenen kayıp kaçak bedellerinin tespiti ile şimdilik 5.000.-TL sinin haksız ödeme tarihlerinden başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederek belirsiz alacak davası açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davanın reddini savunmakta, dava hakkının zaman aşımına uğradığını, Yargıtay kararlarının ilk derece mahkemelerinin bağladığını ancak aksi yönde de verilmiş Yargıtay kararları bulunduğunu, davacının tüketici sıfatına haiz olmadığını, tacir olan davacının serbest iradesi ile imzaladığı sözleşme sebebiyle alacak isteyemeyeceğini, tarifelerin EPDK tarafından belirlendiğini ve davalı şirketin bu kararlara uymak zorunda olduğunu, bir kamu kurumu olan EPDK'nın işlemlerine karşı Danıştayda dava açılabileceğini ileri sürmüştür. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17/02/2020 tarih 2018/4935 esas 2020/1303 sayılı bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; Yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" hükmü getirilerek, Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik ...