DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/01/2019 KARAR TARİHİ: 06/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili ------harç tarihli dava dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK 10. Maddesinde düzenlenen özel yetki kurallarından biri olan sözleşmeden doğan davalar özleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceğini ancak taraflar ifa yerini sözleşmede belirtmemiş iseler, para borçları alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğini, buna göre para borcu götürülecek borç olduğundan alacaklı kendi yerleşim yerinde takip başlatabileceğini, ("Yargıtay----. Hukuk Dairesi ------------- sayılı kararında yer alan Borçlar kanununun 7371 ve HUMK'nun 10. maddesi gereğince alacaklı anılan para borcu için kendi ikametgahında takip başlatabilir....
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/327 Esas KARAR NO : 2020/97 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/01/2019 KARAR TARİHİ: 06/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili ------harç tarihli dava dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK 10. Maddesinde düzenlenen özel yetki kurallarından biri olan sözleşmeden doğan davalar özleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceğini ancak taraflar ifa yerini sözleşmede belirtmemiş iseler, para borçları alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğini, buna göre para borcu götürülecek borç olduğundan alacaklı kendi yerleşim yerinde takip başlatabileceğini, ("Yargıtay----. Hukuk Dairesi ------------- sayılı kararında yer alan Borçlar kanununun 7371 ve HUMK'nun 10. maddesi gereğince alacaklı anılan para borcu için kendi ikametgahında takip başlatabilir. O halde borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu, açıklaması sonucunda alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. Maddeleri uyarınca bozulmasına 21.11.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.") yetki itirazının kaldırılmasını, takibin devam edilmesini, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davalı borçlunun cari hesap ilişkisinden doğan --------- TL borcunu ödemediğini, bu nedenle ----- tarihinde----------. İcra Müdürlüğü --- E. Sayılı dosya ile davalı şirket aleyhine işletilen faiz ile birlikte toplam ---------TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, boçlu şirkete ödeme emri gönderildiğini, davalı/borçlu şirketin süresinde ------- tarihinde borcu bulunmadığı iddiası ile haksız ve alacağı sürüncenmede bırakmak amacıyla borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiğini takibin durdurulduğunu, davalı/borçlunun borca ilişkin haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazlarının iptalini, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, davalı/borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın------ İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde ödeme emrine yasal süresinde itiraz edildiğini, taraflar arasında ancak bilirkişi incelemesi ve ticari yargılama sonucu ortaya çıkacak bir alacak-borç ilişkisi mevcut olmasına rağmen davalı, davacıya doğrudan ilamsız icra takibine giriştiğinden borca itiraz edildiğini, alacak iddiasının aydınlanması ancak taraf ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağından yani ortada likit, belirlenebilir ve muaccel bir alacağ...