Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye'de yatırım yapan İtalyan ve Kanada vatandaşı bir vatandaşı olduğunu, bu zamana kadar ülkemize yatırım yaptığını, yanında işlerini yürütmekte olan davalı ...'a 19/04/2002 tarihinde TMSF ve BDDK nezdinde iş takibi ve işlem yapmak üzere vekaletname verdiğini, ancak müvekkilinin hiçbir zaman ...'a hesaplarından para çekebilme ya da aktarabilme yetkisini vermediğini, davalı ...'a yetki verilmediği halde davalının kendisini müvekkilinin "Genel Koordinatörü" olarak tanıttığını, davalı ...'ın müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle müvekkilinin ... A.Ş. (... AŞ) ... Şubesindeki TL ve döviz hesaplarından usulsüz işlemlerle para çektiğini, davalı ... hakkında ceza davası açıldığını, ...ı yetkili kılan bir vekaletname ya da talimatın...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/979 Esas KARAR NO : 2019/375 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/12/2002 KARAR TARİHİ : 24/04/2019
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye'de yatırım yapan İtalyan ve Kanada vatandaşı bir vatandaşı olduğunu, bu zamana kadar ülkemize yatırım yaptığını, yanında işlerini yürütmekte olan davalı ...'a 19/04/2002 tarihinde TMSF ve BDDK nezdinde iş takibi ve işlem yapmak üzere vekaletname verdiğini, ancak müvekkilinin hiçbir zaman ...'a hesaplarından para çekebilme ya da aktarabilme yetkisini vermediğini, davalı ...'a yetki verilmediği halde davalının kendisini müvekkilinin "Genel Koordinatörü" olarak tanıttığını, davalı ...'ın müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle müvekkilinin ... A.Ş. (... AŞ) ... Şubesindeki TL ve döviz hesaplarından usulsüz işlemlerle para çektiğini, davalı ... hakkında ceza davası açıldığını, ...ı yetkili kılan bir vekaletname ya da talimatın davalı bankaya müvekkilince verilmediğini, banka personelince sahte imza ile para çekilmesine müsaade edildiğini, banka personelinin gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, güven kurumu olan bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, yasa gereği davalı bankayı bünyesinde bulunduran TMSFnin de müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek 192.375.648.168-TL, 314.001- USD ve 18.520-DM zarardan şimdilik 35.000.000.000-TLnin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından diğer davalı ... aleyhine .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile Sahtecilik, Hizmet Sebebi ile Emniyeti Suistimal Sebebi ile Banka Aracı Kılarak Dolandırıcılık suçu nedeni ile dava açıldığını, mahkemede dinlenen tanık ifadeleri ile, davacının hesaplarından ...'a veya 3. kişilere yapılan ödemelerin davacının bilgisi dahilinde ve talimatları doğrultusunda olduğunun belirtildiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, davacı itiraz ettiği işlemleri belirtmekten özellikle kaçınarak, genel bir zaman dönemine ve toplam rakamlara itiraz ettiğini, bu da davacıya aynı tutarları farklı hesaplar açısından mükerrer olarak talep etme imkânı verdiğini, davacının müvekkili bankadan kötü niyetle haksız kazanç elde etme amacını ortaya koyduğunu bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Davalı TMSF vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunmuş, yargı yolu yönünden davaya itiraz ederek, idari yargının görevli ve yetkili olduğunu belirtmiş, davacının yabancı uyruklu olması sebebiyle teminat yatırılmasını talep etmiş, esasa ilişkin olarak da; meydana gelen zararda TMSF 'nin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı iddiasının sahtecilik ve dolandırıcılık iddiası olduğunu, TMSF tarafından sadece vekaletname içeriğine ve bizatihi davacının yazılı talimatlarına dayanan işlemler gerçekleştirildiğini, bu nedenle da...