Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Akaryakıt sektöründe, bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak yapılan intifa, kira, ekipman ve benzeri etkiye sahip sözleşmelerden 18/09/2005 tarihiden önce akdedilmiş olanların 18/09/2010 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlanabilecekleri, 18/09/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin süreleri ne olursa olsun yapıldıkları tarihten itibaren ilk beş yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceğini, beş yılı aşan süreler bakımından tebliğ'de belirtilen muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının belirtildiğini, buna göre sözleşmelerin yukarıda belirtilen süreleri aşan kısmı 4054 sayılı kanun'un 4. Maddesine aykırı hale gelmekte ve yanı kanunun 56. Maddesi gereği geçersiz sayıldığını, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre sebepsiz zenginleşme...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2011/485 Esas KARAR NO : 2018/220
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 19/09/2011 KARAR TARİHİ : 28/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Akaryakıt sektöründe, bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak yapılan intifa, kira, ekipman ve benzeri etkiye sahip sözleşmelerden 18/09/2005 tarihiden önce akdedilmiş olanların 18/09/2010 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlanabilecekleri, 18/09/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin süreleri ne olursa olsun yapıldıkları tarihten itibaren ilk beş yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceğini, beş yılı aşan süreler bakımından tebliğ'de belirtilen muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının belirtildiğini, buna göre sözleşmelerin yukarıda belirtilen süreleri aşan kısmı 4054 sayılı kanun'un 4. Maddesine aykırı hale gelmekte ve yanı kanunun 56. Maddesi gereği geçersiz sayıldığını, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre sebepsiz zenginleşme hangi yolla gerçekleşmiş olursa olsun sebepsiz zenginleşen aleyhe zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altında olduğunu, iktisap edilen şeyin getirdiği semerler ve sağladığı diğer yararlar da zenginleşmenin kapsamına dahil olduğunu, müvekkili şirketin akdedilmiş sözleşmeler kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava konusu akaryakıt istasyonunun gelişimine ve işletilmesine katı anlamında inkişaf bedeli ödeme yapmış bulunduğunu, müvekkili şirketin peşinen ve intifa süresi ön görülerek yapmış olduğu inkişaf bedeli ödemesinin geçersiz süreye karşılık gelen kısmının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiz ve semereleri ile birlikte müvekkili şirkete iadesi gerektiğini, müvekkilinin ödediği inkişaf bedelinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak intifa süresine karşılık gelen kısmı müvekkili şirketçe kıstelyem hesabına göre 34.057,57 TL olarak hesap edildiğini, açıklanan nedenler ile hesap edilen 37.057,00 TL tutarındaki kısmının inkişaf bedelinin ödemesi yapıldığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı Şirket Yetkilisi Cevap Dilekçesinde Özetle; Tasfiye olunan şirketin eski yetkilisi olduğunu, davacı firmanın dava dilekçesinin kardeşi ...'e imzası alınmadan bırakıldığını, söz konusu dava dilekçesinden bu şekilde haberdar olduğunu, davalı şirket hakkında ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu kararı ile tasfiyesine karar verildiğini ve bu kararın Türkiye Sicil Gazetesinin 11/07/2012 tarih ve 8109 sayılı yayınında ilan edildiğini ve şirketin tasfiyesinin kesinleştiğini, noter kararı ve ticaret sicil gazetesindeki tasfiye ilanı usulüne ve hukuka uygun olarak gerçekleştiğini, söz konusu davacı firmanın dava dilekçesinde belirttiği inkişaf bedelinin şirketin tasfiye ol...