Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/237 · K. 2019/434
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/237 K. 2019/434

E. 2019/237K. 2019/43427 Mayıs 2019
tazminathacizmanevi tazminattazminat davasızarar tazminiicra takibimaddi ve manevi tazminatmaddi zarar
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların miras bırakanı Mümin Tergan tarafından müvekkili aleyhine alınan haciz kararına istinaden, müvekkiline ait taşınmazların haczedilerek İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından satışı yapıldığını ve davalılar adına tescil edildiğini, takibe dayanak senet üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, taşınmazların haczi nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 288.000 TL maddi ve 700.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; haksız haciz ve icra takibi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/237 Esas KARAR NO : 2019/434 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ: 30/04/2019 KARAR TARİHİ: 27/05/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların miras bırakanı Mümin Tergan tarafından müvekkili aleyhine alınan haciz kararına istinaden, müvekkiline ait taşınmazların haczedilerek İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından satışı yapıldığını ve davalılar adına tescil edildiğini, takibe dayanak senet üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, taşınmazların haczi nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 288.000 TL maddi ve 700.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; haksız haciz ve icra takibi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 Sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesi; "Bu Kanunun (TTK) 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartıdır." hükmünü içermekte olup; bu düzenleme gereği ticari dava türlerinden konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak öngörülmüştür. Yine aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi ile "Davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal değişikliklere göre somut olaya bakıldığında; maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davacı tarafça açılan davanın zorunlu arabulucuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk faaliyetine ilişkin tutanağın bulunmadığı, davacıya yapılan ihtara rağmen kesin süre içinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya onaylı örneğinin sunulmadığı ve davacı tarafça arabulucuya başvurmadan eldeki dava açıldığı anlaşıldığından ve ibraz edilen 24/05/2019 tarihli arabuluculuk başvuru formuna göre, dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurulmuş olmasının sonucu değiştirmeyeceği kanaatine varıldığından 6325 sayılı kanuna...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/338 · K. 2019/472

27 Haziran 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/269 · K. 2019/372

15 Mayıs 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/450 · K. 2019/859

6 Kasım 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/41 · K. 2019/470

24 Haziran 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/536 · K. 2019/817

28 Ekim 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/442 · K. 2020/969

24 Aralık 2020