Anayasa Mahkemesinin 9/5/2024 Tarihli ve E: 2021/106, K: 2024/101 Sayılı Kararı
Karar Özeti
22.10.2024 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 9/5/2024 Tarihli ve E: 2021/106, K: 2024/101 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
Karar Metni
“... 1- 7333 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun mülga 4. maddesinde yer alan “altı milyon Türk lirasını geçmemek üzere yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde” ibaresinin Anayasaya aykırılığı 7333 sayılı Kanun’un iptali istenen kuralları içeren 3. maddesi ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun mülga 4. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı; bu Kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik, tebliğ ve diğer genel ve düzenleyici işlemler uyarınca başvurusu alınacak, düzenlenecek veya onaylanacak her türlü izin veya belge ile Bakanlık tarafından geliştirilen bilgi sistemlerinin sistem kullanıcılarına sunumu kapsamında, her bir başvuru, izin, belge veya sistem sunumu için bir mali yıl içerisinde altı milyon Türk lirasını geçmemek üzere yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ücret almaya yetkili kılınmıştır. Bu tutarın, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanması öngörülmüştür. Söz konusu düzenlemeye göre Hazine ve Maliye Bakanlığından talep edilen izin ve belgeler ile bilgi sistemlerinin kullanıma açılması işlemleri için ücret talep edebilecektir. Yasa bu ücretle ilgili olarak her bir işlem için bir takvim yılı için bir üst tavan belirlemiştir. Anayasa’nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında, ‘Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.’ hükmüne yer verilmiştir. “Verginin yasallığı ilkesi” olarak da nitelendirilen bu kural gereği, kanun koyucunun yalnızca konusunu belli ederek bir vergi, resim, harç veya benzeri bir mali yükümlülük alınmasına izin vermesi bunun kanunla konulmuş sayılması için yeterli değildir. Getirilen malî yükümlülüğün miktar ve oranının da kanunda gösterilmesi gerekir (AYM, E.2011/16, K.2012/129, 27/09/2012). İptali istenen kural ile öngörülen ücretlerin “harç benzeri mali yükümlülük” niteliğini haiz olduğu açıktır. Bakanlığın vereceği bir izin ya da belge için alacağı ücretin açık bir şekilde harca benzer bir mali yükümlülük olduğunda kuşku yoktur. Bu itibarla, ihtilaflı kuralda öngörülen ücretlerin, Anayasa’nın 73. maddesinin uygulama alanına girdiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşın , söz konusu yükümlülüğün konusunu teşkil edecek işlemler çok farklı nitelikler arz edebilecektir. Başvuru, izin, belge, sistem sunumu gibi farklı işlemler için tek bir üst sınır belirlenmiş olması, yasa ile düzenleme koşulunun yerine getirildiği anlamına gelmez. Dava konusu kuralın birbiri ile bağlantılı olarak Anayasanın 7. ve 73. maddelerine aykırı olduğu açıktır. Anayasanın 7. maddesine göre, yasama yetkisi, Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir, bu yetki devredilemez. Bilindiği gibi, kamu hukukunda hiçbir devlet organı, Anayasadan veya kanunlardan aldığı yetkiyi, bu metinlerde açık bi...