Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... Bank A.Ş.de Müdür yardımcısı olarak çalışan ... tarafından kandırılarak verilen logolu ve imzalı hazine bonolarının sahte olduklarının anlaşıldığını, bunun için ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. Sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, davanın sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin %75 kusurlu olduğunun belirlendiğini, yapılan icra takibi neticesinde davalının kusur oranına göre tahsilatın yapıldığını, munzam zarar yönünden BK.nun 105.nci maddesine göre istemin dinlenmesi yönünden gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ret edildiğini, bu koşulun da oluştuğunu, munzam zararın temerrüt faizi ile karşılanamayan kısmın oluşturduğunu, yapılan tahsilatın 19.08.2010 tarihinde tahsil edilen faiz ile karşılanmasının...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/612 Esas KARAR NO : 2019/169
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 24/09/2010 KARAR TARİHİ : 07/03/2019
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... Bank A.Ş.de Müdür yardımcısı olarak çalışan ... tarafından kandırılarak verilen logolu ve imzalı hazine bonolarının sahte olduklarının anlaşıldığını, bunun için ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. Sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, davanın sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin %75 kusurlu olduğunun belirlendiğini, yapılan icra takibi neticesinde davalının kusur oranına göre tahsilatın yapıldığını, munzam zarar yönünden BK.nun 105.nci maddesine göre istemin dinlenmesi yönünden gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ret edildiğini, bu koşulun da oluştuğunu, munzam zararın temerrüt faizi ile karşılanamayan kısmın oluşturduğunu, yapılan tahsilatın 19.08.2010 tarihinde tahsil edilen faiz ile karşılanmasının mümkün olmadığını, konu olan 5.687.62-TL.nin verildiği tarihteki faiz, döviz alımı veya altın alımında kullanılması durumunda tahsil edilen faizle oluşacak bedelin karşılanmasının mümkün olamayacağını, bundan ötürü oluşan munzam zararın fazlaya dair hakkını saklı tutarak 30.000.00 TL.nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 02/05/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 366.759,17-TL olarak arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının munzam zararını hangi kriterlere göre belirlediğini açıklamadığını, davanın 10 yıllık zamnaaşımına uğradığını, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 10 yıllık süre dışında kalan bölümün talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının munzam zararını somut vakılarla kanıtlaması gerektiğini, bunun yerine getirilmediğini, davacının elde edeceği gelirinin tahsil ettiği temerrüt faizinden çok yüksek olacağını bildirdiğini, olayda davacının tahsil ettiği temerrüt faizinin olması gereken değerden yüksek veya aşağıda olup olmadığına bağlı bulunduğunu, davacının para alacağını zamanında alması halinde ne şekilde kullanacağını ispat etmesi gerektiğini, ileri sürülen enflasyon ve paranın satın alma gücü, döviz kurlarındaki artış, devlet tahvili faiz oranları gibi faktörler genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen olgular olduğunu, bundan ötürü de BK.nun 105.nci maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmeyeceğini, davacının uğradığını bildirdiği munzam zararını somut olaylarla kanıtlaması gerektiğini, davada davacı lehine hükmedilen avans faizi oranındaki temerrüt faizinin davacının zararını karşıladığını, müvekkilinin davacının alacağını geç tahsil etmesinde kusurlu bulunmadığını, davanın 12 yıl süreden sonra sonuçlandığını, davacının alacağını tahsil ettiğini bundan ötürü açılan davanın haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmes...