Mahkememizde görülmekte olan İflas Yoluyla Takip davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin yakıt satıp, parasını alamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün --------sayılı dosyası ile davalının da aleyhine icra takibini başlattıklarını, icra takibine davalının itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini; aynı dosya üzerinden bu kez davalımıza "iflas yoluyla takip ödeme emri" gönderdiklerini, davalının 7 günlük yasal süre içinde bu takibe de itiraz etmediğini ve iflas yoluyla takibinde kesinleştiğini belirterek; mahkememizce davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, müvekkili şirketin borca batık olmadığını, kaldı ki, davacı şirkete de borçlu bulunmadığını; ticari defter ve kayıtları incelenirse davacıya borçlu olmadıklarının ortaya...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/260 Esas KARAR NO: 2019/1170 DAVA : İflas Yoluyla Takip DAVA TARİHİ: 01/03/2018 KARAR TARİHİ: 10/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan İflas Yoluyla Takip davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin yakıt satıp, parasını alamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün --------sayılı dosyası ile davalının da aleyhine icra takibini başlattıklarını, icra takibine davalının itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini; aynı dosya üzerinden bu kez davalımıza "iflas yoluyla takip ödeme emri" gönderdiklerini, davalının 7 günlük yasal süre içinde bu takibe de itiraz etmediğini ve iflas yoluyla takibinde kesinleştiğini belirterek; mahkememizce davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, müvekkili şirketin borca batık olmadığını, kaldı ki, davacı şirkete de borçlu bulunmadığını; ticari defter ve kayıtları incelenirse davacıya borçlu olmadıklarının ortaya çıkacağını savunmuş; bilahare yargılama sürecinde ayrıca depo emrinden rücu edilmesini talep etmiş; söz konusu borç gerçekse bundan sorumlu olan şirketin bir başka ticari şirket olan --------- ait olduğunu; her iki şirketin farklı bulunduğunu; buna ilişkin yargı kararı da bulunduğunu belirterek, müvekkili yönünden davanın husumetten de reddi gerektiğini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 155. Vd maddeleri gereğince açılan iflas yoluyla adi takibe dayalı iflas davasıdır. Davacımız, İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün-------- sayılı dosyasında genel haciz yoluyla başlattığı icra takibinde ---------- izafeten ve kendi adına asaleten ---------ile davalımız olan -------- aleyhine icra takibi başlatmış; iki adet fatura bedeli ve işlemiş faizleri olarak toplam --------- takip tarihinden itibaren işleyecek sözleşmesel aylık faiz ile tahsilini talep etmiş; davalımız bu takibe itiraz etmemiş, takip davalımız yönünden kesinleşmiş, diğer davalı olan ------- takibe itiraz etmiş, onun yönünden takip durmuş; davacımız takip süreci içinde İcra İflas Kanununun kendine verdiği yetkiye dayanarak ve bir kez takip yolunu değiştirebileceğinden davalımız olan şirkete bu kez iflas yoluyla adi takipte ödeme emri göndertmiş, davalımız bu ödeme emrine bir hafta içinde itiraz edebilecekken, itiraz etmemiş; iflas yoluyla takipte davalımız yönünden kesinleşmiş; iş bu davada hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Davalı vekili her ne kadar borcun ------ ait olduğunu kendilerinin farklı bir şirket olduğunu ileriye sürmüş ve buna ilişkin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin --------- Esas -------- Karar sayılı dosyasındaki hükmü ibraz etmişse de; o dosyadaki takibe itiraz ettiği, husumet yönünden itiraz ettiği; bu itirazın iptali için açılan itirazın iptali davasında elbette bu durumun incelenip, şirketlerin farklı şirketler olduğuna karar verildiği; oysa dosyamız için yapılan genel haciz yoluyla takibe ve if...