Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkilinin davalı şirketle ürünlerin müşterilerine sevk edilmesi konusunda Lojistik Hizmetleri Tedarik Sözleşmesi akdedildiğini, muhatabın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin muhatabın bu eylemi nedeniyle müşterilere ceza-i şart bedeli ödemek zorunda kaldığını, bu durumun 12.06.2013 tarihli yazı ile muhataba bildirildiğini, ... tarih ve ... no.lu fatura bedelinin ödenmesi istendiğini, ancak muhatabın akde aykırılıktan doğan zararı tazmin etmediği gibi, haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, esasen yine taraflar arasındaki sözleşmeye göre süre tanınması gerekirken, malların derhal depodan alınmasını istediğini, muhatabın, sözleşmeye aykırı davranması, sözleşmeyi haksız feshetmesi ve 2982 adet...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/373 Esas KARAR NO : 2019/118
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2015 KARAR TARİHİ : 13/02/2019
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkilinin davalı şirketle ürünlerin müşterilerine sevk edilmesi konusunda Lojistik Hizmetleri Tedarik Sözleşmesi akdedildiğini, muhatabın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin muhatabın bu eylemi nedeniyle müşterilere ceza-i şart bedeli ödemek zorunda kaldığını, bu durumun 12.06.2013 tarihli yazı ile muhataba bildirildiğini, ... tarih ve ... no.lu fatura bedelinin ödenmesi istendiğini, ancak muhatabın akde aykırılıktan doğan zararı tazmin etmediği gibi, haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, esasen yine taraflar arasındaki sözleşmeye göre süre tanınması gerekirken, malların derhal depodan alınmasını istediğini, muhatabın, sözleşmeye aykırı davranması, sözleşmeyi haksız feshetmesi ve 2982 adet ürünü müvekkiline iade etmemesinden doğan zararı karşılaması gerektiğini, müvekkiline ait zararın ve ürünlerdeki değer kaybının tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bunun yargılama neticesinde ortaya çıkacağını, bu nedenle fazlaya dair talep dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin zararının tazmini için HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası açma zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle, (fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 5.000. TL'nin 28.06.2013 tarihinden bu vana isleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; davacı yanın sunmuş olduğu 12.06.2013 tarihli fesih beyannamesi ile de anlaşılacağı üzere sözleşmeyi haksız bir şekilde fesheden tarafın davacı yan olduğunu, davacı yanın taraflar arası sözleşme kapsamında hizmetlerini aldığı fakat sözleşme kapsamında kendi borcu olan hizmet bedellerini ödeme borcunu yerine getirmediğini, bu kapsamda borçlarını dahi ödemeden sözleşmeyi fesheden davacı yanın sözleşmeye aykırı davranışları ile müvekkilini zarara uğrattığını, davacı yanın müvekkiline hizmetleri karşılığı ödemekle yükümlü olduğu fatura bedellerini dahi ödemeksizin sözleşmeyi feshettiğini, davacının mevcut davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, HMK 114 madde kapsamında hukuki yarar şartı bir dava şartı olduğu için davacının mevcut davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı için davasının usulden reddi gerektiğini, HMK 119. Madde kapsamında davacının iddia ettiği her vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini dilekçesinde açıkça göstermek zorunda olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde bir takım iddialarda bulunduğu fakat iddialarını hangi delillerle ispat edeceği yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava dilekçesinin HMK kapsamında taşıması gereken zorunlu unsurla...