Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 02/02/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin eşit oranda hissedarları olduğunu, şirketin fiilen davalı tarafından yönetildiğini, ancak davalının müvekkilinden habersiz olarak bankalardan şirket adına kredi kullandığını ve şirket adına alınan kredi kartlarıyla şirketin borçlandırıldığını, şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, şirketin merkez adresinin dahi davalının ikametgah adresi olduğunu, taraflar arasında karşılıklı güven ilişkisinin sona erdiğini, bu nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını,...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/104 Esas KARAR NO : 2018/320
DAVA : Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 02/02/2017 KARAR TARİHİ : 28/03/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 29/03/2018 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 02/02/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin eşit oranda hissedarları olduğunu, şirketin fiilen davalı tarafından yönetildiğini, ancak davalının müvekkilinden habersiz olarak bankalardan şirket adına kredi kullandığını ve şirket adına alınan kredi kartlarıyla şirketin borçlandırıldığını, şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, şirketin merkez adresinin dahi davalının ikametgah adresi olduğunu, taraflar arasında karşılıklı güven ilişkisinin sona erdiğini, bu nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, bankalardan çekilen kredilerin şirkete ait pansiyon giderlerinin karşılanmasında kullanıldığını, davacıya tek başına şirketi temsil etme yetkisinin verilmesinin uygun olmayacağını, bu kapsamda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde şirketin iki ortaklı olduğu ve ortaklarının da davacı ile davalı olduğu, bu bağlamda fesih ve tasfiye davasının şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiği, ancak Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre iki ortaklı şirkette diğer ortak aleyhine açılan davanın şirkete karşı açılmış dava gibi kabul edilip yargılamaya devam olunmuştur. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi ...'a tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 20/02/2018 tarihli raporunda "şirketin gayri faal olduğu, şirket adresinin davalının ikamet adresi olduğu, şirket ortakları arasında güven ilişkisinin kalmadığı ve şirketin mevcut sermaye ve mal varlığı açısından faaliyetini sürdürecek imkana sahip olmayıp iflas koşulları içinde bulunduğunu ve bu bağlamda ortaklar arasında mevcut anlaşmazlık ve güven ilişkisinin sarsılmış olması nedeniyle TTK 636/3 maddesi kapsamında haklı sebeple fesih ve tasfiye koşullarının gerçekleştiğini" teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde şirketin 4 yıldır gayri faal olduğunu, şirket merkezi adresinin davalının ikametgah adresi olduğunu, şirket adına alınan kredi kartları ve kredilerin davalı tarafından şahsi işleri için kullanıldığını, bu olaylar nedeniyle şirket ortaklarının birbirleriyle tartıştıklarını maddi olaylara dayalı olarak beyan ve ifade etmişlerdir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalının eşit oranda hissedar oldukları, dava konusu şirketin gayri faal ...