DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde ve özetle; ... Bankası ... İstanbul Şubesine ait 2006 yılına ait ... numaralı çeki 10 seneyi aşkın bir süre önce çocuğunun çeki yırttığını, çekin bu nedenle zayi olduğunu, bankada çek açık olarak görüldüğünü, bankaya çekin ibraz edilmediğini, bankanın bu çekin zayiine ilişkin bir mahkeme kararı getirilmesi halinde bu çek kaydının kapatılacağını bildirdiğini, bu nedenlerle çekin iptaline karar verilmesini istemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Davacı dava dilekçesinde iptalini istediği çekin şahsi çeki olduğunu, zayi nedeniyle iptalini istediğini açıklamıştır. "Sıfat" terimi uygulamada yerleşmiş bir terim değildir. Uygulamada sıfat için "husumet" terimi kullanılmaktadır.(Misal...
2018/4 E. , 2018/2 K.
"İçtihat Metni" T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde ve özetle; ... Bankası ... İstanbul Şubesine ait 2006 yılına ait ... numaralı çeki 10 seneyi aşkın bir süre önce çocuğunun çeki yırttığını, çekin bu nedenle zayi olduğunu, bankada çek açık olarak görüldüğünü, bankaya çekin ibraz edilmediğini, bankanın bu çekin zayiine ilişkin bir mahkeme kararı getirilmesi halinde bu çek kaydının kapatılacağını bildirdiğini, bu nedenlerle çekin iptaline karar verilmesini istemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Davacı dava dilekçesinde iptalini istediği çekin şahsi çeki olduğunu, zayi nedeniyle iptalini istediğini açıklamıştır. "Sıfat" terimi uygulamada yerleşmiş bir terim değildir. Uygulamada sıfat için "husumet" terimi kullanılmaktadır.(Misal :3.HD 26.3.2015, 12514/5042.) HMK m. 327/2 hükmünde, burada incelendiği anlamda sıfat deyimine yer verilmiştir. TBK m.205, I'de de, buradaki anlamda" taraf olma sıfatı" deyimine yer verilmiştir. Sıfat, dava konusu sübjektif hak(dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir(aktif husumet). Mesela, bir alacak davasında davacı olma sıfatı o alacağın alacaksına aittir. Alacak davası, o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, (dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil) davacının davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir. (davalı sıfatı, pasif husumet). Mesela, bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa, (dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil) davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten ) dolayı reddedilir. (Misal:" Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkesine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddediler. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkü...