Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı, vasisi olduğu ......'ın halen ceza evinde hükümlü olarak bulunduğunu, babası olan .......'in davalı şirketin müdürü olduğunu, davalı şirket adına kayıtlı araçlar bulunduğunu ve şirketin faaliyetlerinin atıl kaldığını ve zararlarının söz konusu olduğunu, vesayet makamından davalı şirkete kayyım atanması hususunda yetki aldığını ileri sürerek davalı şirkete kayyım olarak atanmasına ve şirketi temsil yetkisi verilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava, şirkete kayyım atanması ve temsil yetkisi verilmesine ilişkindir. Davalı şirketin sicil adresi mahkememiz yetki alınında kaldıından mahkememiz yetkili ve görevlidir. Tüm dosya kapsamından kayyım atanması istenen şirketin iki ortaklı bir limited şirket olduğu, şirket müdürü olan ortağın hükümlülüğü...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/799 KARAR NO : 2019/960
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 22/10/2019 KARAR TARİHİ : 23/10/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı, vasisi olduğu ......'ın halen ceza evinde hükümlü olarak bulunduğunu, babası olan .......'in davalı şirketin müdürü olduğunu, davalı şirket adına kayıtlı araçlar bulunduğunu ve şirketin faaliyetlerinin atıl kaldığını ve zararlarının söz konusu olduğunu, vesayet makamından davalı şirkete kayyım atanması hususunda yetki aldığını ileri sürerek davalı şirkete kayyım olarak atanmasına ve şirketi temsil yetkisi verilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava, şirkete kayyım atanması ve temsil yetkisi verilmesine ilişkindir. Davalı şirketin sicil adresi mahkememiz yetki alınında kaldıından mahkememiz yetkili ve görevlidir. Tüm dosya kapsamından kayyım atanması istenen şirketin iki ortaklı bir limited şirket olduğu, şirket müdürü olan ortağın hükümlülüğü nedeniyle TMK 407. maddesi hükmüne istinaden kısıtlandığı ve davacının kendisine vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar şirket müdürü olan ortağın hükümlülüğü nedeniyle kısıtlanmış olması kendi şahsını ilgilendirir ise de bu durumun dolaylı olarak ortağı olduğu şirketi de etkilediği ve şirketi temsil etmesine imkan tanımadığı ortadadır. Bu durumda şirketin tek müdürünün kısıtlanması nedeniyle şirketin temsilcisiz kaldığı ve bu şekilde organ boşluğu doğduğunun kabulü gerekir. Hemen belirtilmesinde yarar var ki kayyım atanmasını gerektiren nedenler TMK'nın 426 ve 427. maddesinde sınırlı sayım ilkesi ile sayılmış bulunmaktadır. TMK 426. maddesinde sayılan haller incelendiğinde davalı şirket için ancak aynı maddenin 4. bendinde belirtilen neden söz konusu edilebilir niteliktedir. Zira anılan fıkrada" bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetim başka yoldan sağlanamamışsa" hükmü yer almaktadır. Davacının yönetim kayyımı atanmasını istediği şirketin yönetim organı olan müdür boşluğu var ise de şirket ortaklar kurulunun diğer ortak ve diğer şirket ortağı ve müdürü olan kısıtlıyı temsilen davacı vasinin katılımıyla toplanma ve yeni bir müdür seçme imkanının bulunduğu açıktır. Bu toplantının yapılabilmesi için şirket müdürünün kısıtlandığı ve bu nedenle toplantıya çağrıya yetkili olmadığı dikkate alınarak ortaklar kurulunun toplantıya çağrılması hususunda izin verilmesi isteği ile müdür olmayan diğer ortak veya müdür ortağın vasisi davacının vesayet makamından alacağı izin ile kısıtlı adına açacakları dava ile yetkili ticaret mahkemesinden çağrıya izin aldıktan sonra yapılacak çağrı ile toplanacak ortaklar kurulunca yeni müdür seçimi yapılması, bundan sonuç alınamaz ise doğacak ve başka yolla da giderilme imkanı kalmayan organ boşluğu nedeniyle davalı şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesi için dava açılması gerektiğ...