Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların 08/06/2019 tarihinde Suriye uyruklu davacı şirket yetkilisinin yanına gelerek "senin hayvanlarını satacağını öğrendik, biz de satacağız, birleştirelim, birlikte kolay satarız" dedikleri ve 11 adet büyükbaş hayvanı davacının kiraladığı çiftliğe getirdikleri, 09/07/2019 tarihinde müvekkilinin rahatsızlığı üzerine davalıların çiftlikteki her şeyi alıp götürdüklerini ve karşılığında davacıya ödeme yapmadıklarını belirterek tazminat ve alacak talebinde bulunmuştur. Davalılara davaya cevap vermemişlerdir. İstanbul Ticaret Sicil Odasına yazılan müzekkere cevabına davalıların gerçek kişi tacir kayıtlarının bulunmadığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/73 Esas KARAR NO : 2020/342
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2020 KARAR TARİHİ : 22/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların 08/06/2019 tarihinde Suriye uyruklu davacı şirket yetkilisinin yanına gelerek "senin hayvanlarını satacağını öğrendik, biz de satacağız, birleştirelim, birlikte kolay satarız" dedikleri ve 11 adet büyükbaş hayvanı davacının kiraladığı çiftliğe getirdikleri, 09/07/2019 tarihinde müvekkilinin rahatsızlığı üzerine davalıların çiftlikteki her şeyi alıp götürdüklerini ve karşılığında davacıya ödeme yapmadıklarını belirterek tazminat ve alacak talebinde bulunmuştur. Davalılara davaya cevap vermemişlerdir. İstanbul Ticaret Sicil Odasına yazılan müzekkere cevabına davalıların gerçek kişi tacir kayıtlarının bulunmadığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat ve alacak istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 5/3. maddesinde Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTKda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTKnin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari dav...