DAVA :Rücuen tahsile dayalı girişilen icra takibinde menfi tespit DAVA TARİHİ : 24/02/2016 KARAR TARİHİ : 27/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Rücuen tahsile dayalı girişilen icra takibinde menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davalının dava dışı sigortalısının geçirdiği trafik kazasından kaynaklanan 24.469,07 TL tedavi gideri ödemesinin rücuen tahsili amacıyla davacı kurum ve dava dışı ------- aleyhine İstanbul Anadolu ---. İcra Dairesinin ----- sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, 5510 sayılı Yasa ile 5552 sayılı Kanun ile değişik 5502 sayılı ---- Kanununun 36/2. maddesi gereğince davacı kurum aleyhine doğrudan icra takibine başlanamayacağını, keza takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/397 Esas KARAR NO : 2020/535
DAVA :Rücuen tahsile dayalı girişilen icra takibinde menfi tespit DAVA TARİHİ : 24/02/2016 KARAR TARİHİ : 27/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen tahsile dayalı girişilen icra takibinde menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davalının dava dışı sigortalısının geçirdiği trafik kazasından kaynaklanan 24.469,07 TL tedavi gideri ödemesinin rücuen tahsili amacıyla davacı kurum ve dava dışı ------- aleyhine İstanbul Anadolu ---. İcra Dairesinin ----- sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, 5510 sayılı Yasa ile 5552 sayılı Kanun ile değişik 5502 sayılı ---- Kanununun 36/2. maddesi gereğince davacı kurum aleyhine doğrudan icra takibine başlanamayacağını, keza takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının sigorta şirketinin başvuruda bulunma hakkının olmadığı iddiasının dayanaksız olduğunu ve 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında davacının tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce de 14/03/2018 tarihli kararla dosyanın 02/11/2018 tarihinde işlemden kaldırıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçtiği halde yenilenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle HMK.nun 150/5 madde hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay Yüksek ----.Hukuk Dairesi Hukuk Dairesi tarafından ------- Karar sayılı karar ile Mahkememiz kararının Mahkememizin görevli bulunmadığından ötürü bozulmasına karar verilmiştir. Nitekim Mahkememize ikame edilen dava, davalının ---- uyarınca ödediği tedavi gideri bedelinin ( 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında sorumlu olduğu iddia edilen davacıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine konu bedel yönünden) davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda davalı icra takibi yaparken, 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 2918 sayılı Trafik Yasasının 98. maddesine dayanmıştır. Diğer yandan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun----- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Buna göre, sigorta şirketinin sigortalısının halef...