Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında doğal kaynak suyu ürün grubunun alım satımına ilişkin olarak 01.10.2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 01.06.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasını kapsadığı, ancak mal alışverişinin fiilen devam ettiği ve yeni bir sözleşme yapılmadığı sürece aynı şartlarda ve ticari alışverişin devam ettiği sürece geçerli olacağını, son olarak davalıya bir kısım ürün satışının yapıldığını, bunlara karşılık 4 adet faturanın tanzim edildiğini, ancak davalının bu faturaları işleme aldığı halde iki adet karşı fatura tanzim etmek suretiyle hesabı sıfırlamak istediğini, mağaza açılışına ilişkin 5.898,58-TL ve hizmet bedeli olarak 13.434,30 TL bedeli faturaların tanzim edildiğini, bu faturaların hiç bir dayanağının olmadığını, bu...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/347 Esas KARAR NO : 2020/733
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 11/07/2012 KARAR TARİHİ : 25/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında doğal kaynak suyu ürün grubunun alım satımına ilişkin olarak 01.10.2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 01.06.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasını kapsadığı, ancak mal alışverişinin fiilen devam ettiği ve yeni bir sözleşme yapılmadığı sürece aynı şartlarda ve ticari alışverişin devam ettiği sürece geçerli olacağını, son olarak davalıya bir kısım ürün satışının yapıldığını, bunlara karşılık 4 adet faturanın tanzim edildiğini, ancak davalının bu faturaları işleme aldığı halde iki adet karşı fatura tanzim etmek suretiyle hesabı sıfırlamak istediğini, mağaza açılışına ilişkin 5.898,58-TL ve hizmet bedeli olarak 13.434,30 TL bedeli faturaların tanzim edildiğini, bu faturaların hiç bir dayanağının olmadığını, bu nedenle davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, 4 adet fatura bedeli olan 19.543,25 TL davacı alacağına ilişkin faturaların vade tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığını, icra takibine konu edilen bedelinde davacıya ödendiğini, sözleşmeden doğan ve muaccel olan alacakların davalı tarafından faturalandırıldığını, sözleşmeden doğan muaccel alacaklarının bazen bir kısmının bazen tamamının kötü niyetli olarak tedarikçilerce kayıtlarına işlenmediğini, bunların; Mağaza açılış faturası, ciro pirim faturası vb. gibi faturaların tanzim edildiğini, bunların akdi alacaklar olduğunu, sözleşmenin imzalanmasıyla kendi dönemi için davalı için açısından muaccel hele gelmekte olduğu, bu davada alacaklar tamamı tek tek incelenmediği, her alacağın irsaliye ile teslimi faturanın tebliği ispat edilmedikçe alacak iddiasının hukuki bir değerinin olmayacağını, hesap bakiyesinin öneminin olmayacağı, hesap mutabakatının davacı tarafın tutumundan ileri geldiğini, davanın bu nedenle reddinin gerektiği belirterek, davacının haksiz, mesnetsiz kötüniyetli davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. Mahkememizin 2012/197 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 06/05/2015 tarihli mahkeme ilamında; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının 30.11.2011 tarih 5.898,58 TL ve 27.12.2011 tarih 13.434,30 TL bedelli olmak üzere toplam 19.332,88 TL miktarlı faturalardan dolayı davalı borçlu olmadığının tespitine, 10.534,99 TL'nin 13.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verilmiştir. Davacı vekilinin 17/09/2015 havale tarihli dilekçesi ile d...