Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin 1983 yılından bu yana sınai mülkiyet alanında danışmanlık hizmetleri yürüttüğünü, binlerce insana hizmet verdiğini, dünyada ve ülkemizde bu konuda sıralamaya girdiğini, kalite belgelerine sahip olduğunu, davalı tarafın "..." ibareli markayı 35. sınıf emtialarında kullanmak üzere ... ile ... nolu "..." markasını yine 35. sınıfta tescil ettirmek üzere kayıt ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin markaları ile karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, markanın parçalara ayrılmadan bütünsel olarak bakıldığında tüketici nezdinde genel intiba olarak karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, markada asli unsurun dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin "..." ibareli pek çok markanın sahibi olduğunu, ayrıca...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/8 KARAR NO : 2020/295 DAVA : Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 08/01/2018 KARAR TARİHİ : 01/10/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin 1983 yılından bu yana sınai mülkiyet alanında danışmanlık hizmetleri yürüttüğünü, binlerce insana hizmet verdiğini, dünyada ve ülkemizde bu konuda sıralamaya girdiğini, kalite belgelerine sahip olduğunu, davalı tarafın "..." ibareli markayı 35. sınıf emtialarında kullanmak üzere ... ile ... nolu "..." markasını yine 35. sınıfta tescil ettirmek üzere kayıt ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin markaları ile karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, markanın parçalara ayrılmadan bütünsel olarak bakıldığında tüketici nezdinde genel intiba olarak karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, markada asli unsurun dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin "..." ibareli pek çok markanın sahibi olduğunu, ayrıca TPMK nezdinde ... kodla işlem gören tanınmış marka başvurusu olduğunu, "..." ibareli markanın pek çok başka ülkede de tescilli olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak istediğini, davalının markalarının müvekkilinin markalarıyla fonetik ve işitsel benzerlik taşıdığını, tüketicinin işletmesel bağlantı olduğunu düşünmesinin iltibasın varlığı için yeterli olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve bunun bazı yargılamalardaki bilirkişi raporlannda kayda geçtiğini, müvekkilinin ..., ..., ..., ..., ... gibi markalarının bulunduğunu, davalının ... markalarının müvekkilinin ana markasıyla aynı olduğunu, davalının haksız kazanç elde etme amacı taşıdığını, davalının müvekkilinin markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, basiretli tacir olması gerektiğini, ... markasının aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, davalının markalarının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... tescil nolu "..." ve ... tescil nolu "..." ibareli markaların müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli "..." ibareli seri ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ve aynı emtia sınıflarında tescil ettirilmiş olması sebebiyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarına, ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına ulaşım için projelendirme hizmeti veren bir danışmanlık şirketi olduğunu, davacı ile müşteri portföylerinin farklı olduğunu, davacı şirketin markası ile bir benzerlik olmadığını, ... markasında öne çıkan unsurun ... olduğunu, logoda ..., ... gri olarak bulunduğunu, ... harflerinin ise şirket yetkilisinin baş harfleri olduğunu, davacının kendisine tanınan marka hakkının sınırlarını zorladığını, m...