DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2020 KARAR TARİHİ : 08/10/2020 KARAR YAZIM TARİH : 22/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun ....... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli ve haksız olarak borca itiraz eden borçlunun %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderlerinin haksız borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf faktoring ilişkisi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemiş, müvekkil tarafından devir ve temlik edilen fatura alacağını tahsil amacıyla hiçbir hukuki...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/80 Esas KARAR NO : 2020/431
DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2020 KARAR TARİHİ : 08/10/2020 KARAR YAZIM TARİH : 22/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun ....... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli ve haksız olarak borca itiraz eden borçlunun %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderlerinin haksız borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf faktoring ilişkisi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemiş, müvekkil tarafından devir ve temlik edilen fatura alacağını tahsil amacıyla hiçbir hukuki girişimde bulunmamış ve ilgili alacağı tahsil edememesinden uzun bir süre sonra müvekkile başvurduğunu, davacı tarafça kendisine yüklenen yükümlülükler yerine getirilmeksizin müvekkile yapılan bu rücu istemi Türk Medeni Kanununun 2/2. Maddesinde düzenlenmiş bulunan Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. hükmüne aykırılık teşkil etttiğini, kefalet sözleşmesi tebliğ edilmediği için kefalete ilişkin itiraz haklarımızı saklı tutmakla beraber, TBKnın kefaleti düzenleyen hükümlerinden 582. maddesine değinilmesi gerekliliği doğduğunu, ilgili maddenin 1. Fıkrasında açık olarak Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. denilerek kefalet sözleşmesinin geçerliliği bazı şartlara tabi tutulmuştur. Kefaletin verildiği anda borcun belirli veya belirlenebilir olması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da 2018/19-689 E. 2018/1624 K. ve 6.11.2018 tarihli kararında kefil olunan yükümlülüklerin neler olduğunun kefalet sözleşmesinden anlaşılması gerekir. Yeni Borçlar Kanununda da borcun ferdileştirilmesi ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla beraber, kefaletin feriliği yanı sıra kefilin korunması da kefil lehine olan, kefalette asıl borcun ferdileşmesi gerektiği görüşünü desteklemektedir. hükmünü kurmak suretiyle kefil olunan miktarın ve yükümlülüklerin belirli olması gerektiğini aksi halde kefalet sözleşmesinin geçersiz olacağını belirtmiştir. Dolayısıyla işbu kefalet sözleşmesi geçersiz nitelikte olup yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, davacı taraf aleyhine %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, faktoring sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan icr...