Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı 12/03/2015 tarihli dilekçesinde özet olarak; müvekkil ------davalı şirketin ortağı iken 24.11.2011 tarihli "ortaklıktan Ayrılma Sözleşmesi" ile ortaklıktan ayrıldığını, Bu sözleşmede; 42.000 + 19.310 TL + 13.659 TL' nin şirketlerden tahsil edilip müvekkilin % 35 pay oranına göre (14.840 Euro + 11.476 TL) nin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Yapılan -------- yevmiye sayılı noter ihtaratına rağmen bu bedelin müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 14.840 Euro + 11.476 TL'nin tahsil tarihinden yasal faizi ile birlikte itibaren müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında; davacının 24.11.2011 tarihli sözleşme ile müvekkil şirket ortaklığından ayrıldığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte tahsil edilmemiş alacaklar olarak gösterilen firma ve şahıslardan sadece birkaç...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/335 KARAR NO : 2019/191
DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 19/03/2018 KARAR TARİHİ : 21/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı 12/03/2015 tarihli dilekçesinde özet olarak; müvekkil ------davalı şirketin ortağı iken 24.11.2011 tarihli "ortaklıktan Ayrılma Sözleşmesi" ile ortaklıktan ayrıldığını, Bu sözleşmede; 42.000 + 19.310 TL + 13.659 TL' nin şirketlerden tahsil edilip müvekkilin % 35 pay oranına göre (14.840 Euro + 11.476 TL) nin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Yapılan -------- yevmiye sayılı noter ihtaratına rağmen bu bedelin müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 14.840 Euro + 11.476 TL'nin tahsil tarihinden yasal faizi ile birlikte itibaren müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında; davacının 24.11.2011 tarihli sözleşme ile müvekkil şirket ortaklığından ayrıldığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte tahsil edilmemiş alacaklar olarak gösterilen firma ve şahıslardan sadece birkaç tanesi hariç tamamı iflas ettiğinden veya borca batık olduğundan fiilen piyasadan çekildiğini, ancak olur da yeniden tahsil kabiliyeti doğarsa davacının, davacının emek ve haklarının haleldar olmaması için sözleşmede böyle bir maddenin düzenlendiğini, nitekim davacı tarafından bu hususta müvekkiline gönderdiği ihtarnameye, tahsilatın yapılmadığı yolunda cevap verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Bilirkişi heyeti 11/07/2016 tarihli raporlarında; Davalı şirketin 01.01.2012 - 31.12.2012 tarihli envanter defteri mizanında; toplam 892.000.17 TL ticari alacağının mevcut olduğu, bu tutardan 2012 yıl içerisinde 451.644.11 TL sini tahsil edildiği, 2012 yılı sonunda bakiye 440.356.06 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, şirketin 440.356.06 TL alacağının, 2013 yılı açılış bilançosuna 438.722.16 TL olarak devrettiğini, 2013 yılı kapanış bilançosuna göre, bu tutardan 92.000 TL tahsil edilebilmiş, bakiyenin, (438.722.16 - 92.000.00) = 348.358.74 TL 2014 yılına devretmiş olduğunu, bu durumda davacının, şirket ortaklığından ayrıldığı tarihteki (eski) ticari alacaktan, dava tarihine kadar 208.832.17 TL tahsilat yaptığının tespit edildiğini, davacının dava dilekçesinde; 14.840 Euro + 11.476 TL talep ettiğini, dava tarihinde Euro efektif satış kurunun; 2.8356 TL olup, buna göre davacının talebinin; (14.840 x 2.8356) + 11.476 = 53.556.30 TL olduğunu, bu durumda davacının, tespiti aşan talebinin yerinde olmayacağı, dava tarihi itibariyle davalıdan 43.516.25 TL alacağının olduğu sonuç ve kanısına varıldığını, açıklanan nedenlerle davacının, dava tarihi itibariyle davalı şirketten 43.516.25 TL alacağının olduğu, bu alacağın yasal faiziyle birlikte tahsili gerektiği görüş ve kanaatine varmıştır. Mahkememizin-------- Tarih---------- Esas ----- Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 43516,25 TL alacağın davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine İstanbu...