Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı 22.02.2018 tarihli dilekçesinde; müvekkil şirketin, davalı şirketin sipariş ettiği malları, satış faturasıyla birlikte davalıya teslim ettiğini, ancak fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için Anadolu l.icra müdürlüğünün -------- E sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, İtirazın iptaline ve % 40 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Bilirkişi --------- tarihli raporunda; davacı şirketin, takip tarihi itibariyle davalı şirketten, 21.862.68 TL alacağın olduğu, sonuç ve kanaatine varmıştır. Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Davacı,...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/234 KARAR NO: 2019/408 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 22/02/2018 KARAR TARİHİ : 09/04/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı 22.02.2018 tarihli dilekçesinde; müvekkil şirketin, davalı şirketin sipariş ettiği malları, satış faturasıyla birlikte davalıya teslim ettiğini, ancak fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için Anadolu l.icra müdürlüğünün -------- E sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, İtirazın iptaline ve % 40 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Bilirkişi --------- tarihli raporunda; davacı şirketin, takip tarihi itibariyle davalı şirketten, 21.862.68 TL alacağın olduğu, sonuç ve kanaatine varmıştır. Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan olan alacağının tahsili için İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında davalı aleyhinde icra takibi başlatmış olup, davalının itirazı ile icra takibi durmuştur. Davacı taraf süresinde açmış olduğu bu dava ile itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunundaki şekli gibi, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir şeklinde anlaşılmalıdır. Davalı borçlunun Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ------E sayılı dosyasına ilişkin sunduğu ------ tarihli itiraz dilekçesinde; davacının ödeme emrinde ------TL alacak talep edildiğini, ancak bu kadar borç unun bulunmadığını;----------TL lik borcun bulunduğunu, takibin -----TL lik kısmına itirazlarının olduğunu ileri sürmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispat yükü davacı taraftadır. Öte yandan ticari defterlerle ispat ise 6100 sayılı HMK.nun 222. maddesinde düzenlenmiştir. Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, anılan kanun hükmünün 5. Fıkrası uyarınca, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır. Aynı husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/10/2016 Tarihli. 2014/11-1159 E. 2016/967 K. S.lı kararında da vurgulanmış olup, HMK.nun "Tarafların belgeyi ibraz etmesi" başlıklı 220. Maddesinin ticari defter ve belgelerin ibrazında da uygulanması görüşü benimsenmemiştir. Davacı, davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmış değildir; defterler dışında da deliller bildirmiş ve bunları mahkeme huzuruna getirmiştir. Davacı dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanma...