DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız) DAVA TARİHİ: 28/02/2019 KARAR TARİHİ: 01/03/2019 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin çalışanı ----- ----- 12/02/2019 günü el çantasını çaldırdığı, çalınan çantanın içinde davacı şirketin çek karnesi, şirketin imza sirküleri, vergi levhası ve bilançolarının bulunduğunu, bunun üzerine --------- İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunduğunu, çalınan 7 adet çeke teminatsız olarak ödeme yasağı kararı verilmesini talep etmiştir. DOSYANIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) davasıdır. Davacı, iptali talep edilen dava konusu 7 adet çekin keşidecesi konumundadır. Davacı vekili, çalınmış olduğu iddia edilen dava konusu çeklerin...
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/624 KARAR NO : 2019/231 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız) DAVA TARİHİ: 28/02/2019 KARAR TARİHİ: 01/03/2019 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin çalışanı ----- ----- 12/02/2019 günü el çantasını çaldırdığı, çalınan çantanın içinde davacı şirketin çek karnesi, şirketin imza sirküleri, vergi levhası ve bilançolarının bulunduğunu, bunun üzerine --------- İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunduğunu, çalınan 7 adet çeke teminatsız olarak ödeme yasağı kararı verilmesini talep etmiştir. DOSYANIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) davasıdır. Davacı, iptali talep edilen dava konusu 7 adet çekin keşidecesi konumundadır. Davacı vekili, çalınmış olduğu iddia edilen dava konusu çeklerin ilgilierce doldurularak bankaya ibraz edilmiş olduğunu, çekin arkasının yazılmış olduğunu beyan etmeiştir. Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilmesi gerekmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (davalı sıfatı, pasif husumet ehliyeti). Örneğin, bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa, davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu sebeple, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Sıfatın usul hukuku bakımından önemi şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değ...