Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı borçlunun müvekkili şirkete olan bakiye cari hesap borcu nedeniyle İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı icra dosyası ile alacağın tahsili amacıyla hakkında icra takibine geçildiğini ve davalı borçluya ilamsız ödeme ekri gönderildiğini, borçlunun davalının borcunun olmadığını ileri sürerek borcun tamamına ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlu davalının aynı zamanda zamanaşımı itirazında bulunduğunu, borçlunun ayrıca kendileri hakkında icra takibi yapılması için borçlu davalı olarak bir izinleri olmadığından dolayı vekalet ilişkisine de itiraz ettiklerini, borçlunun borcun olmadığını iddia etmesine rağmen ticari defterler incelendiğinde borçlunun bakiye cari hesap borcunun 907.000,00-TL olduğunun...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/985 Esas KARAR NO : 2018/861 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 21/10/2015 KARAR TARİHİ : 19/09/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı borçlunun müvekkili şirkete olan bakiye cari hesap borcu nedeniyle İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı icra dosyası ile alacağın tahsili amacıyla hakkında icra takibine geçildiğini ve davalı borçluya ilamsız ödeme ekri gönderildiğini, borçlunun davalının borcunun olmadığını ileri sürerek borcun tamamına ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlu davalının aynı zamanda zamanaşımı itirazında bulunduğunu, borçlunun ayrıca kendileri hakkında icra takibi yapılması için borçlu davalı olarak bir izinleri olmadığından dolayı vekalet ilişkisine de itiraz ettiklerini, borçlunun borcun olmadığını iddia etmesine rağmen ticari defterler incelendiğinde borçlunun bakiye cari hesap borcunun 907.000,00-TL olduğunun görüleceğini, hesap ekstresinin de icra dosyasında mevcut olduğunu, borçlunun zamanaşımı itirazının da hukuken geçersiz olduğunu, alacağın mahiyeti itibari ile 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, ayrıca B.K. 154 maddesi uyarınca borca faiz taahhuk ettirilmesi ve borca karşı yapılmış ödemeler nedeniyle zamanaşımı sürelerinin de kesildiğini, davanın ticari bir dava olup, takip tarihinden itibaren yasal %11,50 ticari faiz istenmesinin hukuken geçerli olduğunu, borçlunun ayrıca kendileri hakkında icra takibi yapılması için borçlu davalı olarak bir izinleri olmadığından dolayı vekalet ilişkisine yapmış olduğu itirazda hukuken geçerli olmadığını, M.K. 2. maddesine göre kötü niyetli borçluların sırf kendileri hakkında açılmış icra takiplerine engel olmak amacıyla yapmış oldukları itirazın hukuken geçerli olmayacağını, davalı borçludan kendisi hakkında yapılacak icra takibi için izin alınması gerektiğini iddia etmenin abesle iştigal ettiğini, çünkü davalı borçlunun böyle bir şeyi talep etme hakkı ve yetkisi olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile haksız ve mesnetsiz olarak borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek olan senelik %11,50 ticari faizi ile birlikte takibin devamına ve davalı borçlunun %20 inkar tazminatla mahkumiyetine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının cari hesaptan doğan borca ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, cari hesap borcu olmadığını, borca ve faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, TTK'nun 89. maddesi yazılı olmadıkça cari hesap sözleşmesinin geçerli olmayacağını açıkçı öngördüğünü, müvekkilinle davacı şirket arasında yazılı cari hesap ilişkisi ve sözleşmesi olmadığını, müvekkilinizden alacak talep ve dava haklarının zamanaşımına uğradığını davacıların iddialarını kabul etme anlamına ge...