Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2015/468 · K. 2018/219
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/468 K. 2018/219

E. 2015/468K. 2018/21913 Mart 2018
kayyım atanmasılimited şirkethaklı nedenle fesihticari faaliyetkira sözleşmesiistinaf yolusahte fatura
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Limited Şirket Ortaklığından Çıkarma, Haklı Nedenle Fesih, Kayyım Atanması DAVA TARİHİ : 07/05/2015 KARAR TARİHİ : 13/03/2018 Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirket Ortaklığından Çıkarma, Haklı Nedenle Fesih, Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 26/06/2013 tarihinde kurulduğunu, bir süre sonra davalı ...'ın ortak olma isteğinde bulunduğunu ve 16/09/2013 tarihinde %49 payla şirkete ortak olduğunu, şirketin %51 payının ise müvekkiline ait olduğunu, 10 yıl süre ile şirketin her iki ortağın müdür sıfatı ile müşterek imza ile temsil ve ilzamının kararlaştırıldığını, davalı ...'ın ortaklık ruhu ile bağdaşmayacak davranışları nedeniyle şirketi fiilen çalışılamaz hale getirdiğini, kendisinin ortağı olduğu ...Şti'ne fahiş ödemeler yaptığını, başka...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/468 Esas KARAR NO : 2018/219 DAVA : Limited Şirket Ortaklığından Çıkarma, Haklı Nedenle Fesih, Kayyım Atanması DAVA TARİHİ : 07/05/2015 KARAR TARİHİ : 13/03/2018 Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirket Ortaklığından Çıkarma, Haklı Nedenle Fesih, Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 26/06/2013 tarihinde kurulduğunu, bir süre sonra davalı ...'ın ortak olma isteğinde bulunduğunu ve 16/09/2013 tarihinde %49 payla şirkete ortak olduğunu, şirketin %51 payının ise müvekkiline ait olduğunu, 10 yıl süre ile şirketin her iki ortağın müdür sıfatı ile müşterek imza ile temsil ve ilzamının kararlaştırıldığını, davalı ...'ın ortaklık ruhu ile bağdaşmayacak davranışları nedeniyle şirketi fiilen çalışılamaz hale getirdiğini, kendisinin ortağı olduğu ...Şti'ne fahiş ödemeler yaptığını, başka firmalarada proje ve danışmanlık adına para aktardığını, şirketi borçlandırdığını, müvekkilini korkutarak ortağı olduğu ve organik bağı bulunan firmalar lehine çek düzenlemeye zorladığını, müvekkilinin ofise gelmesini engellediğini, müşterelere ihtarnameler keşide ederek sözleşmelerin feshine yol açtığını belirterek TTK.nın 636/3.maddesi uyarınca davalı ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına, şirkete kayyum atanmasına, bunun mümkün olmaması halinde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA / Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacının kurduğu diğer şirketlere tasfiyesi sürerken aynı merkezde kurulan davalı şirketin faaliyete başladığını, aynı adresin kullanılmasını haklı yanı bulunmadığını, şirket adına sahte fatura kesildiği, boş çek düzenlenerek sonradan doldurulduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığı, şirket tarafından yapılan ödemelerin hespisinin alınan hizmetin karşılığı düzenlenen faturala ilişkin olduğunu, müvekkilinin bilgi ve inceleme hakkının kullanarak bilgi ve belgeleri incelediğinde davacının bir çok şirket ile sözleşme yaptığının, müvekkilinden sakladığının, tek başına bu sözleşmeleri imzalayıp kendi hesabına para aktardığının belirlendiğini, bu konuda davacı hakkında İstanbul ATM ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının iddialarının doğru olmayıp, kendisinin haksız davranışları ile şirketi zor duruma soktuğunu, TMK. 426/3, 427/4.maddelerinde kayyım atanmasına ilişkin koşulların düzenlendiğini, somut olayda şirketin müştereken temsil yetkisinin ortaklara ait olup görevlerini yerine getirmelerinde engel bir durum bulunmadığından kayyım atanmasına gerek olmadığını, kilitlenme hali ve ortaklar arasınndaki uyuşmazlığın şirkete kayyım atanması sonucuna doğurmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket adına davaya cevap verilmemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; 6102 Sayılı TTK.nun 636/3. Maddesi ve TMK 427 hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davalı ...'ın şirket ortaklığın...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 333

2. Babalığın tespitinden önce

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 427

1. Kanun gereği

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 333

Avansın iadesi

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 636

A) Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/82 · K. 2018/391

13 Nisan 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/869 · K. 2018/216

7 Mart 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/372 · K. 2018/466

20 Nisan 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/516 · K. 2018/689

28 Haziran 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/718 · K. 2018/643

30 Mayıs 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/239 · K. 2018/464

20 Nisan 2018