Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'in dava dışı bankadan kullandığı krediler kapsamında hayat sigortası yapıldığını, murisin 25/04/2019 tarihinde ani kalp durması nedeni ile vefat ettiğini, sigortalar kapsamında mirasçı olan müvekkillerine ödeme yapılması gerektiği halde verilmediğini iddia ederek şimdilik 10.000,00 TL sigorta bedelinin davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, talep hakkının daini mürtehinde olduğunu, bu nedenle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar murisinin ölüm sebebine ilişkin hastalık teşhisinin daha önce konulduğunu, ölüm ile tedavisi süren hastalık arasında illiyet bağının bulunduğu, murisin beyan yükümlülüğüne aykırı...
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/633 Esas KARAR NO : 2021/739
DAVA TARİHİ : 17/12/2020 KARAR TARİHİ : 19/10/2021 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 11/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'in dava dışı bankadan kullandığı krediler kapsamında hayat sigortası yapıldığını, murisin 25/04/2019 tarihinde ani kalp durması nedeni ile vefat ettiğini, sigortalar kapsamında mirasçı olan müvekkillerine ödeme yapılması gerektiği halde verilmediğini iddia ederek şimdilik 10.000,00 TL sigorta bedelinin davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, talep hakkının daini mürtehinde olduğunu, bu nedenle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar murisinin ölüm sebebine ilişkin hastalık teşhisinin daha önce konulduğunu, ölüm ile tedavisi süren hastalık arasında illiyet bağının bulunduğu, murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kredi kapsamında kullanılan hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi veya TTK'nun 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK'nun 4/1...