ASIL DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile, müvekkilinin akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, rekabet kurulunun internet sitesinde 12/03/2009 'da yayınlanan duyurusu ile , akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye sahip ekipman , kredi , kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin , rekabet yasağının süresinin fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı , bu tür anlaşmaların varlığı halinde 5 yılı aşan süreler bakımından 2002/2 sayılı tebliğde tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kamu oyuna açıklandığını, buna göre 18/9/2005 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin 18/9/2010 tarihinden sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağını, 18/9/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin , süreleri ne olursa olsun ilk 5 yıllık süre boyunca muafiyetten...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 29/12/2010 - 16/09/2011 - Karşı Dava : 14/02/2011 KARAR TARİHİ : 27/09/2018
ASIL DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile, müvekkilinin akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, rekabet kurulunun internet sitesinde 12/03/2009 'da yayınlanan duyurusu ile , akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye sahip ekipman , kredi , kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin , rekabet yasağının süresinin fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı , bu tür anlaşmaların varlığı halinde 5 yılı aşan süreler bakımından 2002/2 sayılı tebliğde tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kamu oyuna açıklandığını, buna göre 18/9/2005 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin 18/9/2010 tarihinden sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağını, 18/9/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin , süreleri ne olursa olsun ilk 5 yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceğini, dikey anlaşmaların belirten tarihlerden sonra grup muafiyeti dışında kalarak, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki Kanunun 4 maddesine aykırı hale geleceğini belirlendiğini, aynı kanunun 56. maddesi gereğince, geçersiz sayılan sözleşmeler nedeniyle bu maddenin BK nuna yaptığı gönderme gereğince, sözleşmelerin geçersiz kalan süresine ilişkin olarak yerine getirilmiş edimlerin geri istenmesi konusunda , Borçlar Kanunun sebepsiz zenginleşme halinde iadenin kapsamını belirleyen 63 ve 64 maddelerinin uygulanacağının , sebepsiz zenginleşen tarafın aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altında olduğunu, iktisap edilen şeyin getirdiği semereler ve sağladığı diğer yararların da zenginleşmenin kapsamına dahil olduğunu, geçerli bir sebep olmadan yada başka geçerli olup, sonradan geçersiz hale gelen bir sebebe dayanarak ifa edilmiş edimlerin karşılıklı ve eksiksiz iadesinin denkleştirici adalet düşüncesine dayandırıldığını, bu bakımdan iadeye karar verilirken , verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiğini, ayrıca sebepsiz zenginleşen tarafın devamlı temerrüt halinde bulunduğundan alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunmasının gerekmediğini, sebepsiz zenginleşen iyi niyetli bile olsa zenginleşmesine konu olan parayı elinde bulundurduğu süre içerisinde ondan sağlaması beklenen medeni semereleri iade etmesi gerektiğini, ayrıca sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarih ile ana para borcunu ödediği tarih arasındaki dönem içinde temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu, bunlara göre taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet kurumunun kararı doğrultusunda 18/9/2010 tarihi itibariyle sonlandığını, bu nedenle gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımları ve semerelerini faizi ile iade etme yükümlülükleri doğduğunu, bu kapsamda peşinen ve sözleşme süresi ön görülerek , davacı tarafça yapılan öd...