DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2019 KARAR TARİHİ : 18/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme gereğince davacı müvekkili şirketin, davalıya muhtelif zamanlarda ürün satışı yaptığını, bu ticari faaliyete ilişkin satılan ürünlerin karşılığı olmak üzere ekte sunulan ve takip talebinde belirtilen faturalar düzenlenerek davalı yana gönderildiğini, bu mal ve hizmet karşılığı olarak kesilen faturalara ilişkin 18.530,38 TL bakiye borç kaldığını, davalı tarafın her ne kadar icra takibine hiçbir borcu olmadığına ilişkin olarak itiraz etmişse de, bu hususun gerçeğe aykırı olarak beyan edildiğini, faturaların ve istenmesi halinde BA-BS formlarının incelendiğinde bu...
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/843 KARAR NO : 2020/213
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2019 KARAR TARİHİ : 18/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme gereğince davacı müvekkili şirketin, davalıya muhtelif zamanlarda ürün satışı yaptığını, bu ticari faaliyete ilişkin satılan ürünlerin karşılığı olmak üzere ekte sunulan ve takip talebinde belirtilen faturalar düzenlenerek davalı yana gönderildiğini, bu mal ve hizmet karşılığı olarak kesilen faturalara ilişkin 18.530,38 TL bakiye borç kaldığını, davalı tarafın her ne kadar icra takibine hiçbir borcu olmadığına ilişkin olarak itiraz etmişse de, bu hususun gerçeğe aykırı olarak beyan edildiğini, faturaların ve istenmesi halinde BA-BS formlarının incelendiğinde bu hususun gerçeğe aykırı olduğu açıkça anlaşılacağını, davalı tarafın, faturalarda belirtilen ürünleri (sebze) almasına rağmen, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu itirazın tamamen müvekkilinin alacağını tahsil etmesini geciktirmek ve zaman kazanmak amacıyla yapıldığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin kötü niyetli ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle müvekkilinin zararının her geçen gün arttığını, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalının müvekkiline 18.530,38 TL borcunun olduğunu ve takibe itirazın haksız olduğunun görüleceğini, alacağın likit olduğu tartışmasız olduğundan takip miktarının % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yasal zorunlu olduğunu, sonuç olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Es. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapmış olduğu haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine takip miktarının % 20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememiz huzurunda her ne kadar müvekkili aleyhinde dava açılmışsa da karşı tarafın ileri sürdüğü iddia ve beyanların gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunu ve ispata muhtaç olduğunu, dava konusu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle ispat yükü üzerinde bulunan karşı tarafın iş bu iddialarını ispat etmesi, aksi takdirde davacısı tarafından ispat edilemeyen huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan karşı taraf her ne kadar iş bu davay...