Mahkememizde görülmekte olan sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Hasarlı ------ tarihinde----- ---- aracı satın aldığını, ödemenin oğlu --------------- ----- tarafından davalının banka hesabına yapıldığını, sözleşmeye göre 45 gün içerisinde aracın teslimi sağlanacak denildiğini ancak teslim edilmediğini, ödenen paranın iadesininde yapılmadığını, ödediği 10.900 TL'nin iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPARLANAN DELİLLER: 1-Banka Ödeme belgeleri, 3-Edirne -----.Ağır Ceza Mahkemesinin ---------Karar sayılı kararı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava,Sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminat davasıdır. Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda mülga 818 sayılı Borçlar...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/237 Esas KARAR NO : 2020/460
DAVA :Sebepsiz Zenginleşme nedeni ile tazminat DAVA TARİHİ : 02/10/2018 KARAR TARİHİ : 29/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Hasarlı ------ tarihinde----- ---- aracı satın aldığını, ödemenin oğlu --------------- ----- tarafından davalının banka hesabına yapıldığını, sözleşmeye göre 45 gün içerisinde aracın teslimi sağlanacak denildiğini ancak teslim edilmediğini, ödenen paranın iadesininde yapılmadığını, ödediği 10.900 TL'nin iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPARLANAN DELİLLER: 1-Banka Ödeme belgeleri, 3-Edirne -----.Ağır Ceza Mahkemesinin ---------Karar sayılı kararı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava,Sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminat davasıdır. Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun (818 sayılı BK.) 53.maddesinde düzenlenmiş olup; hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını; öngörmesi esasına dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK 74.Madesi gereğince(818 sayılı BKnun Ceza Hukuku İle Medeni Hukuk Arasında Münasebet başlıklı 53.maddesinde): Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez. hükmü yer almaktadır Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Vurgulamakta yarar vardır ki, hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. ...